skip to main |
skip to sidebar

Televizyon yıldızı Rachael Ray'in oynadığı Dunkin' Donuts reklam filmi ABD'de tartışma yarattı. Dünyanın tanınmış kahve ve fast food zinciri Dunkin' Donuts'ın internet sayfasında yer alan ve 7 Mayıs'tan beri yayınlanan reklamda, kefiye denilen ve Filistin'in simgesi olan atkıyla görünen ünlü yıldız tepki çekti. Firmayı arayan çok sayıda izleyici, Ray'in kefiyeyi "köktendinci teröristlere" sembolik destek olarak yorumladılar. Firma ise protestolar üzerine reklamı sayfalarından kaldırdı.
Konserin etkisinden yeni kurtuluyorum ya da aslinda kurtulamiyorum. Hazirlamaya calistigim video kaydi, durdurup tekrar izlemek, acip eski albumleri dinlemek merasiminde hep yarida kesiliyor. Her hafta bir ND konseri olsa İstanbul'da. Golden sonra on siralara devrilmek gibi, o ufak kalabalikta yogrulsak. Gelmeyenler gelemedigine yanarken, konser sonrasi taksi ile eve donuyorum, 4.Levent'e kuzuyu birakip metroya binmistim, onu almaya gidiyorum. Saat 01:30 civari, 4. Levent'teki plazalar önünde tamami radikal islamci kesimden bir guruh Filistin'de olanlari protesto etmek icin dovizler asmislar, sopali pankartlar hazirlamislar. Eylem bitmis, dagilmak uzereyken aralarindan gectik, trafigi tikamislardi. Taksiciye "bu saatte ne bu trafik" dedim. "Eylem vardi" dedi. Yuruyen herkesin boynunda siyah beyaz kefiye (poşu ya da puşi) vardi. Ben boynumdakini taksiye binerken cikarip koltugun uzerine atmistim. Taksici sallamaya baslarken eylemcilere, benim dikkatimi kurulan tezgahlar ve stadyum onu gibiymis bir yiginda kofteci, gozlemeciler cekti. Is Kuleleri civarindaki bu tezgahlarda, yesil alin banti, kefiye, filistin bayraklari, yesil ve degisik boylarda suudi arabistan ve cihat bayraklari satilyordu. Kofteci ve bilimum gidaci arabasini sayamadim bile. Yerler yine bir futbol maci oncesi ve sonrasi kadar pislik icindeydi. Yolu ayiran metal bariyerlerin uzerinde envai cesit boyda hirpani mesajlarla dolu sloganlar yazili dovizler vardi. Cogu digital baskiydi. Elle yazilmamisti. Kalabiligin bir kismi otobuslerle/servislerle sehir disindan getirilmisti. Bu da mazlumlar uzerinden olusan bir ekonomi, bu da kabul edilse de edilmese de savasin yarattigi bir baska ekonomi. Bundan da para kazananlar var. Üzerinde "Allah" yazan bir yesil alin bantinin satildigini gören Allah bu konuda ne düsünüyordur? İncil, Tevrat, Kuran parayla satilabilir mi? Telifi kime ödenir?
Not: Ortaokulda Suleyman Atesi imzali Kuran-i Kerim Meali'ne hatiri sayilir bir para odemistim.
Topladigim bazi linkler;
» Poşu Modası Cochimetl
» H&M Poşu ŞOK FİYATA GittiGidiyor
» Gece hayatında poşu yasak Melis Alphan (Milliyet)
9 comments:
Tüketim toplumunda yaşıyoruz,tüketmeye alışmışız,tüketiciyiz... gibi klişe sözlerle girmek istemezdim yoruma ancak söylenebilecek fazla birşey olduğunu düşünmüyorum.Tüketmek için varız hatta bazen tüketime,kapitalizme karşı çıkmak için bile yaptığımız şeyler tüketmeye ve kapitalizme destek olmakta.Boynumuza taktığımız poşu ya da alnımıza geçirdiğimiz yeşil bayraklar bunlar olmadan protesto olmaz(!) işte gene bu görüşü kafamıza sokanlar bizim karşı çıktıklarımız,bizim dur demeye çalıştıklarımız.Ne denilebilir ki gene klişe bir kelime sistem,sistem,sistem...( O kadar çok klişe laf söyledim ki uykusuz anti klişe timi gelip ağzıma yüzüme dalıcak)
buraya ilk geldiğimde, çocuğundan yaşlısına bir çok kişinin taktığını görünce n'oluyoz demiştim politik bir tavır olduğunu zannederek, tamamen modaymış sonradan öğrendim. sarısı var, mavisi var, kırmızısı var, var oğlu var, adına da "arafatki" diyorlar, bayılıyorum uyarlamalarına.
üniversite kantinlerinde sıkça görebilirsiniz bu aralar..dudağının çeperinin tutturamadan kırmızı ruj süren memleketin gelecekleri, boyunlarına bir de bunu doluyolar.
teyzemlerin siyah beyaz ufak kareli bir sofra bezi vardı yemek yerken yerde tepsinin altına serdiğimiz. görünce bu nesneyi, o geliyor aklıma hep..
protesto adi altinda yapilan seyler de ayrica vahsi. siddete karsi degil, siddetin el degistirmesi yonunde serzenisler, "keske onlar degil de ben yapsaydim" hayiflanmasi. lanet okumalar, bebek yakmalar, tukuruk sacmalar..biliyorsun ki eline firsat gecse mazlum direk zalim olacak, nefretine yataklik edecek dava ariyor. olu pkk'li resimlerine bakip sevinen facebook grubu uyesi zihniyetiyle ayni. insanlik dedikleri sey aslinda bu olsa gerek, kahve bahane yani. protesto edeni elestirirken de icin rahat etmiyor aslinda ama nedir bu isin oluru hakkaten bilmiyorum. youtube'da gazze videolari seyredip altina yorum yazmak var. baskasinin acisi senin gunluk hayatinin cay sonrasi bir parcasi oluyor ki bu cok utanilasi birsey. bir de "cocuklar olmesin" lafi var sakiz gibi cignenen, olmesin tabi de o kadar beylik bir laf ve artik oyle manasiz ki soyleyene bile uzak. isgali normallestirme konusunda pazar meydanina donen sokak protestosuyla es. sonra israil devletinin destekledigi kulturel/sanatsal aktiviteleri boykot edenler var. olayin elitistligi bir yana, sanatcilari yazarlari cezalandiralim evet."pera muzesi'ndeki chagall sergisine gitmeyecegim, gorsun onlar." tabi bir de skinny jean, posu ve efes sisesiyle suursuz facebook fotograflari, bu facebook butun kotuluklerin anasi mi ne?
ıraktan donen amerikan askerlerinin yaydıgı bi moda, yani cikslerin taktığı anlamdaki. ayrıca sağ partilerin prim yaptığı bir iç politika sorunu oldugu için sokaktaki satıcıdan çok sandık sonucu tepemize çıkan politikacıların rant sorununu tartışmak olayın içindeki samimiyetsizliğe daha derin bir parmak atmamızı sağlayacak.dün nasıl alexistik bugun de filistinliyiz o ayrıııı
abi bu posular acaip bi sey ya. brooklyn e gidiyosun herkesin boynunda, barselonaya geliyosun herkesin boynunda. kiz arkadasina bakiyosun o da gecirmis boynuna. ben ne anladim bu isten, moralimi bozuyo bu posular guzel de durmuyo zaten kimsede.
aynı yoldan bende geçtim filistin bayrağı yanında orak çekiçli bayrakda vardı. ilginç ama hoşuma gitmişti
"çocuklar ölüyor" diye eylem yapanların yüzde doksandokuzunun evde karısını çocuğun dövdüğüne dair hissiyatım var.
@farawaysoclose
müthiş laf
Post a Comment