skip to main |
skip to sidebar

2 gündür bir arkadasimla belki de incir cekirdegini doldurmayacak bir munakasinin icindeyiz. Arkadasligi, dostlugu da sorgular olduk, ona gore aslinda arkadas bile degiliz ama o benim kendisini hangi kriterlerin dostlugu insa ettigini benden baska kimsenin kabul etmesi gerekmeyen bir sekilde sevdigimi bilmese de olur, onemli degil, atisip dururken, "ya o kadar bos ki suan bu didismemiz disarda insanlar ölmüs bu sehirde" dedi. Benim kadar bencil olmadigi icin hayatin ortasina bir cizgi cekip, oteki tarafina gecip bunu söyleyebildi, ben de kendimle kavga ediyordum. Kendimce cok kizdigim o yönetemeyenlerin yaptigi gibi. Onlar da kendileriyle kavga ediyorlar. Tum bu takinilan tavir, bu felakete dair edilen laflar, bu hirs ve iktidar halinin getirdikleri, bu kavga, kendileri ile. Vicdanlari ile, benlikleri ile, nefes aldiklari bu gokyuzu ile, kafalarini koyduklari yastik ile. Kavganin cogu da koltuk ile. Belki o taraftakileri yani koltugun basindakileri bir parca anlamaya calismak mümkün, bu bir acliktan, kitliktan cikmis gibi tirnaklarini gecirip birakmamak oralari, pek tabi anlasilir. Doygunlugu yoktur bunun galiba, bilmedim ki oturmadim ole yerlere. Aklimin ucundan bile gecmez. Hayatin en imtiyaz kokan alanlarindan yolum keşisse de kimi zaman sonsuz utanc duyarim. Peki ben sunu nasil anlayacagim, bu essekleri savunmakta beis görmeyenleri. Yukardaki fotografa ragmen edilen o torba dolu aptal lafina arkasina gecip saf tutan senin benim gibi adamlari, kadinlari nasil anlayacagim. Onlarla bazen ve hatta cogu zaman ayni koltuklarda oturuyoruz cunku. Sinemada, otobuste, metroda, orada, burada, surada... Bana daha hicap veren sey bu.
***
Hayatta birseyi sevmenin vazgecilebilir yani yoktur. Vazgecebilecegin bir sevgi zaten varolmamistir. Sevginin imhasi, bitti denilecek bir hali olmaz. Sevdigin birseyi seviyorum dedigin andan, buradan gidene kadar seversin. Ama az ama cok. Insan herseyi yok edebilir, nefretini bile, ama sevgisini yok edemez. Sevmenin ve bir sevgiyi yasatabilmenin belk de külfetli yani budur. Kurtulamazsin sevmekten.
5 comments:
İnsan etrafındakileri ekranlardan izleyince yüksek bütçeli film gibi geliyor. Bugün en başta sel felaketi benim içinde üzücüydü ama uzkata gibi bize ulaşamaz gibiydi. Ama çok yakın bir arkadaşımın babasının da arabasında boğularak vefat ettiğini öğrendim saatler sonra. Baş sağlığına gittiğimde fark ettim tartışma ya da dertlerimizin boş beleş şeyler olduğuna.
otobüsün üstünde ölüm kalım mücadelesi verenin siyasal görüşü o günden sonra değişmiş midir ki? bence hayır, sorun da burada zaten...
@trofolo
bu alıntıyı(?) nerden yaptığını söyleyebilir misin?
kitapsa okumak istedim:)
"Hayatta birseyi sevmenin vazgecilebilir yani yoktur. Vazgecebilecegin bir sevgi zaten varolmamistir. Sevginin imhasi, bitti denilecek bir hali olmaz. Sevdigin birseyi seviyorum dedigin andan, buradan gidene kadar seversin. Ama az ama cok. Insan herseyi yok edebilir, nefretini bile, ama sevgisini yok edemez. Sevmenin ve bir sevgiyi yasatabilmenin belk de külfetli yani budur. Kurtulamazsin sevmekten."
yazının diğer kalanından ayrı olarak italik yazınca alıntıdır diye düşünmüştüm..
kitap olmalı o zaman trofolo.:)
bana trofolo'nun imbiğinden geçmişte öyle yazılmış gibi geldi. google amcaya sordum böyle bir paragraf yok... beni köpek gibi ortada bırakıp giden o ablanın gözüne gözüne vurmak isterdim bu sondaki kısmı. yüksek bir hakikat var burada.
Post a Comment