Tuesday, June 28, 2011

"...I said I love The Smiths. You- You have good taste in music."

Summer: I love The Smiths.
Tom: Sorry?
Summer: I said I love The Smiths. You… you have good taste in music.
Tom: You… like The Smiths?
Summer: [singing] To die by your side is such a heavenly way to die. I love them.


take me out tonight
where there's music and there's people
and they're young and alive
driving in your car
i never never want to go home
because i haven't got one
anymore


take me out tonight
because i want to see people and i
want to see life
driving in your car
oh, please don't drop me home
because it's not my home, it's their
home, and i'm welcome no more


and if a double-decker bus
crashes into us
to die by your side
is such a heavenly way to die
and if a ten-ton truck
kills the both of us
to die by your side
well, the pleasure - the privilege is mine


take me out tonight
take me anywhere, i don't care
i don't care, i don't care
and in the darkened underpass
i thought oh god, my chance has come at last
(but then a strange fear gripped me and i
just couldn't ask)


take me out tonight
oh, take me anywhere, i don't care
i don't care, i don't care
driving in your car
i never never want to go home
because i haven't got one, da ...
oh, i haven't got one


and if a double-decker bus
crashes into us
to die by your side
is such a heavenly way to die
and if a ten-ton truck
kills the both of us
to die by your side
well, the pleasure - the privilege is mine


oh, there is a light that never goes out
there is a light that never goes out
there is a light that never goes out

Monday, June 27, 2011

Saturday, June 25, 2011

Gambas a la Plancha


3 tarafı denizlerle çevrili yurdumda jumbo karidesin halen paha bakımından sık tüketilebilir bir tad olmaktan uzak oluşu bir yana, Valencia/Barcelona sokaklarına geri dönmek için kafi tek neden olabilir Gambas! Bir yerde hata var ama nerde ?



Weekend Offender

"Outlaw" ürünü ile futbol tribünlerine de selamı çakan Weekend Offender safkan İngiliz.
Istanbul da, Weekend Offender'in "Top 10 European Party Destinations" listesinde 4. sırada.



Spiced

Türlü baharatla vokta harlı ateşte döndürülmüş patates parçacıkları, taze soğan, yeşil biber ve yine yapışmaz tavada bir göz yumurta.Çok erken değil ama geç kahvaltı için birebir. Yanına buz gibi bir limonata.



Karşındaki

Senin yedigin boklar kadar o da bok yiyiyordur,
Senin sırların kadar onun da sırları vardır,
Senin bildiginden fazlasını biliyor olabilir,
Senin onun bildigini sandigindan daha fazlasini biliyor olabilir,
Senin gibi zaaflari vardir,
Senin gibi korkulari vardir,
Senin gibi düsünüyordur,
Senin kadar düsünüyordur,
Senin gittigin yerlere gidiyor olabilir,
Senin aldigin seylerden de aliyor olabilir,
Senin aklinda tuttugun kadar vardir o da,
Senin bilmek istedigin kadarini veriyor olabilir,
Senin verdigin kadarini aliyor olabilir,
Senin istedigin kadar vardir.
Karsindaki bir zaman sonra, sen neysen o da o kadardır.
Uzagindaysa bir parcan eksik, yanindaysa karsindadir.


Kate Lanphear


Bathroom


Peter Falk

Peter Falk, nam-i diger "Komiser Columbo" 84 yasinda hayata veda etmis.
Yitip giden biraz da gecmis, cocukluk ve eskiler.
"...Just one more thing Mr..."

Hayatta "son bir şey daha" denemeyecek pek çok an var? Yok mu...







Wednesday, June 22, 2011

Chris, what is it?

"Chris, what is it?
I love you so much.
Don't you love me any more?"

Saturday, June 18, 2011

Dergahta ne var?

Celal Abi "Balik bitti" dedi. 15 gün güzel balik cikti bogazda. Bir cumartesi hele öyle bir saat yasandi ki herkes aklini kacirdi. Sonra bir daha öyle cikmadi. "Agustos 15'e kadar sadece mavraya geliriz" dedi, "Sen de gel, takiliriz. Denize giriyoruz, ekip geliyor, muhabbet girla. Arada raki-balik yapiyoruz". Dergahta birşey var, ama ne?





Sayın Uhri, bu yazınızda diğerleri gibi insanı sarıp sarmalıyor. Özellikle benim gibi Arnavutköy ve Bebek kıyılarında balık tutmaktan keyif alan biri için ayrı bir anlam taşıyor yazdıklarınız. Okuyunca aklıma, Arnavutköydeki oltacı Celal ve etrafında oluşan dostluk kümesi geldi. Balık avlamaya ilk heveslendiğim zamanlarda bana kamış sallamayı, olta atmayı öğreten oydu. Eski model kırmızı skodasının yanında demlediği çayın keyfini Starbucks cafelerde alamazdım. Onun etrafında toplanan insan profili o kadar farklıydı ki anlam vermekte zorlanırdım. Emekli hakimler, doktorlar, işçiler, işsizler, zenginler, fakirler gibi birbiri ile alakasız toplum kesimlerinden bir çok insan orada buluşurdu. Hatta orada yürüyüş yapan bir çok beyefendi ve hanımefendinin merhaba deyip hal hatır sormadan geçmediğini görürdüm.
Yazınızda bahsettiğiniz gibi zaman zaman oltalarımız başka balıkçılarınkiyle dolaşırdı. Bu durumda sabırlı olmak adeta bir kural gibidir oralarda. Çünkü o hayatın bir gerçeğidir bu.
Şimdilerde Beylikdüzüne yerleştiğim için pek sık inemiyorum boğaza ama Avcılar sahilinin Ambarlıya yakın bir yerinde balık yakalayan insanlara rastladığımda yüzümde bir tebessüm oluştu. En kısa zamanda onların arasına katılacağım...
varol tamer (varol) - ref

Friday, June 17, 2011

Thursday, June 16, 2011

Idle/Away

Senden sonra bozuldu tüm dengem.
Biyigi koparilinca dengesi kaybolur derler sizin icin.
Siz gidince de bizimki...

ne yapiyorsun
anlat güzel mi oralar
sadede gelebilirim
isitiyor mu kalbini benim kadar
ne yapiyorsun
anlat güzel mi oralar
artık söyleyebilirim
seni bas taci eden hakli sonuna kadar

sutluaway

Not Me (T-shirt)


design by StudioMPLS

Wednesday, June 15, 2011

Rebeca & Fiona

Herkes hayal edebilir. Ama sadece bazıları gerçekten olmak istedikleri şeye ulaşabilir.

Kamikaze en Miami


KAMIKAZE en MIAMI from christian salmon on Vimeo.

Monday, June 13, 2011

The Choosen

NIKE The Chosen - Naum ILDEFONSE by SURFACE TO AIR Studio (long edit) from Jay SMITH on Vimeo.

Converted Pool

The Pool - The Full Story from Nike 6.0 on Vimeo.

Şahsına Münhasır Vokalistler: Seth Putnam

Grindcore'un atası gruplardan Anal Cunt'ın kurucusu ve vokalisti Seth Putnam, 43 yasinda (11 Haziran 2011) kalp krizinden hayatini kaybetti. Bir devir kapandi.

Sunday, June 12, 2011

Don't Let Me Down

Gece 03:30 suları, afakanlar, karabasanlar, arkandan kosanlardan kacarak uzaklastigin bir rüyanin tam ortasi. Kan ter içindesin. Tüm senaryo olaganca agirligi ile üzerine çökmüş durumda. Bacak yorganın altından dışarı uzanıyor ama dik duruma geçemeyecek kadar bitik durumdasın. Su lazım su. Sadece bir bardak soğuk su...
- Bana bir bardak su getirir misin içerden?
- Kalk kendin al

Aigina Island, Greece





Saturday, June 11, 2011

"Seninle Konuşmak Güzeldi" - Gökçe & Ufuk

Bazen ve cogu zaman kendi kendimize konustugumuzu düsünmez miyiz?
Düsünmüyorsaniz, düsünün.

597 days ago

"Neyse ki akış, dünyada kodlanabilen tek şeydir de. Unutmayalım ki, fikirler akışlardır: Herakleitos “aynı nehre bir kez daha giremeyiz” demesinin ardından ekliyordu: “üstümüze başka başka sular geldikçe, hem biziz, hem değiliz.” Sorunun bir zaman sorunu olmasından çok, bir akış sorunu olduğu besbellidir. Yine unutmayalım ki, arzular akışlardır; davranışlar akışlardır; zaman ve olaylar akıp geçerler. Ve hepsinin kodlanması gerekir: Saçlar uzadığında iki şey yapılabilir; Orta Asya göçebelerinde yaygın olan örgü modelleri, İslam uygarlığında vaazedilen örtü, yani tesettür modeli. Bu iki estetik model birbirleriyle buluşup karışabilirler de. Kadın saçı bir akıştır; değişik kodlar tarafından kesilerek düzenlenir – bu yüzden genç bir kızın saç kodu vardır; bir dulun saç kodu vardır; evli bir kadının saç kodu vardır ve bunlar aynı modeller değildirler. Yapısalcılığın bu türden kültürel kodlara eğildiğinde göremediği tek şey, kodların kendi başlarına, soyut yapılar olarak var olmadıkları, kodlanan bir şeyin, yani akışların bulunması gerektiğidir. Haçlı Seferleri’ndeki akış da, başarıya erişildikçe yerleşikleşme adına yeniden kodlanır: Kaleler ve ruhani rejimler kurulur, Ortaçağın bütün hiyerarşik modelleri Levanten toplumlar arasında yeniden yürürlüğe konulur. Bir şey daha eklemek gerekir; modeller “özgürlük alanları” açabildikleri kadar, onları boğabilirler de. Şimdilik bilinmesi gereken esas sorun, her şeyin akış olduğu (maddelerin akışı, insanların akışı, paranın akışı) ve bu akışın pekâlâ fiziksel bir akış olduğudur. "

Ulus Baker

The Fineprint Chicago

Pizza kutularinda t-shirt paketleme gittikce yayilan ve inovatif bir paketleme teknigi. Iyi tasarim, iyi kutu ile. Ama nasil? Böyle:





via ForPrintOnly

Friday, June 10, 2011

"PINAF" (Sticker)

Özgür az önce cekip yolladi cepten. Taksim'de kapali otoparktan.
"Punk is not a fashion" stickerlari. Temiz bir 10 yili vardir bunlarin. (Ya da 2006-07 sulari, bilemedim).
Garip, hatta acaip.



Sticker ve Paste-Up'larin garip bir kaderi vardir. Tirnaklanir, yirtilirlar. Mutlaka birileri yirtmak ister. Kalmaz öyle. Dogal hayat icine eriyip gidemez bir türlü. Rahatsiz eder birilerini. Bir nevi islevseldirler yani.

Monday, June 6, 2011

Truck (Furniture)

Aradığım(n)ız ahşaplar bunlar olabilir mi?
http://www.truck-furniture.co.jp



Sunday, June 5, 2011

Muston Street House

"araya havuz"







ref: contemporarist

Celos

pudo el amor ser distinto
redes
trampa mortal en mi camino
y en un café , un café de ciudad
me contaste otra vez tu destino

Saturday, June 4, 2011

Mutfak

Mutfaginda olmayacagim hicbir işin yolculuğuna çıkmam.
Ya da mutfagindan gelmedigim...