Tuesday, August 30, 2011

Chefs on Sundays: Mark Hix


Chefs on Sundays: Mark Hix on Nowness.com.

Rise of the planet of the apes

İntikam almak için kin duygusuyla donanmış olmak gerekmiyor.
Unutmayan herkes intikam alır.


Someone Like You

Hepsi ayri hikaye...
Hiçbirini anlatma.

Nerdesin(iz)?

Burda degilsiniz.
Her zaman dolastiginiz odalarda, salonda, mutfakta.
Neredesiniz peki? Nerede kimlerlesiniz?
Neler yapiyorsunuz?
Iyi misiniz?
Pek güzelsiniz
Belki sevimli.
Yürür müsünüz, kosar misiniz...
Oldugunuz yerde mutlu musunuz?

Wednesday, August 24, 2011

Bedtime for ******

Kay "Ne kadar böyle yaşayabilirsin" dedi Tenedos'ta. "Bilmem dedim, uzun tatil bana göre değil". Şimdi işlerin tam göbeğinde, geri dönmek istiyorum yatağa... Bünye kendine gelemedi.

Tuesday, August 23, 2011

Butragueno (aka. El Buitre)

İki kadini sevmek gibi. Biri hep uzakta, erisilmez. Ikisini de belki benzestigi icin, belki de tam birbirinin zitti oldugu icin ama ille de senin icini doldurduklari icin seversin. Real Madrid ve Butragueno, ikinci ve uzaktaki kadin gibi. Belki de mahallenin Fahriye Abla'si. Cocukluk aski, hic unutamayacagin o öteki kadin. Yillar sonra görsen belki ayagin seyirecek, belki kalbin hoplayacak, şüphe yok.

Oley oley oley Diegooo Diegoooo!

Tüyler diken diken...

Monday, August 22, 2011

Friday, August 19, 2011

Hanci

sana her şeyimi anlatacağım,
otur başucuma sor yavaş yavaş.

Wednesday, August 17, 2011

Hier Encore

Habbele'de püre beynim
Chansonlarla emildi enerjim
Giderek daha aksi bir ihtiyara
Dönüsüyor olabilirim, bilirim, rim, rim, rim...

Sunday, August 14, 2011

Sevgilim


Şimdi artık hiçbir şey eskisi gibi değil
Bu sular durgun olmadı dedin gittin
Belki de yaşamının gözlerin kadar
Güzel olmasını dilerim
Yaşamın gözlerin güzel olsun sevgilim
Belki de yaşamının gözlerin kadar
Güzel olmasını dilerim
Yaşamın gözlerin güzel olsun sevgilim
Şimdi artık hiçbir şey eskisi gibi değil
Her gün yeni bir gün olmadı dedin gittin
Belki de yaşamının gözlerin kadar
Güzel olmasını dilerim
Yaşamın gözlerin güzel olsun sevgilim
Belki de yaşamının gözlerin kadar
Güzel olmasını dilerim
Yaşamın gözlerin güzel olsun sevgilim


v.s.


Internet = Kedi

Thursday, August 11, 2011

Time


Arquette


Periskop Yukarı


Yüzeye dogru ciktikca ferahlama hali olusuyor. Su altinda olmak da iyi gibi, bazen ya da ekseri. Sesleri duymaz, düsünceleri almaz, kendini kapatirsin. Sadece sudasin. Disardan hicbir sey nufuz edemez, sana, benligine. Suya kiminle girdigin kadar, kiminle ciktigin da önemli: Önerim su, sudan yalniz cik. Yuzeyde cift kisilik ferahlama olmaz. Uzaklastikca ve suyun altini hatirladikca daha da dinginleseceksin. Şüphe yok.

5 yasindayim, duşta. Kulaklarimi kapatiyorum. Basimdan asagi dökülen sularla ben, denizin derinliklerindeyim sanki. Bitmeyen oyun, Atlantisten Gelen Adam, ben, hep daldigim sular.

Northface (Nanamica) ~ Matchup#009

Roma'da adi Northface kaldı meymenetsizin. "Ne olmaz ciftler var su hayatta" dedi bir tanesi. Bir baskasi "Seviyorlar abi karisma". Sevenleri ayirmayin, cünkü onlar zamani gelince ayrilacaklar. Sahi gelip şey der ya biri "Cok seviyorum". Hadi lan diye terslemediginize yanin. Ekseriyette cicekler acan gönlünde şöyle diyiverirsin: "Ne güzel ne güzel, uzun ömür inşallah"...  Vallahi yalan hepsi yalan, şu match-up'tan gerçeği yok.

Day Pack
http://www.nanamica.com/shopping/products/detail.php?product_id=673

5 pocket Denim Pants Bleach
http://www.nanamica.com/shopping/products/detail.php?product_id=547

Enjoy The Silence

Her dem Depeche, her dem Mode. Degisken mod, degisken haller. Gidip gelen kafalar, sallanan ruhlar. Arzular, coskular, akislar... Akarlar insanlar, zaman ve olaylar. Seyirci kalmak gerekir, cogu zaman.




Scabbia'li versiyonu da unutmayalim

Aldatma

Doymaz deli gönül bir tanesiyle, hep bana hepsi bana der. Onunla, bununla düşüp kalkar. Ruhun fahişe, kime ne. Ama dönüp dolaşıp sormalısın: Sadakatim kimedir? Dahası kime ne. Aldattığım karşımdaki degil kendimse, bundan sanane.

Ilk Görüşte Aşk

Ilk goruste aska inaniyorum. Ilk 10 saniye, mesela kapı ağzında. Carparsa carpar, gerisi kurmaca olur. Kurarsan da cadir olur, gün gelir yikilir altinda kalirsin. Olsun ask denen seyin insan her sekilde altinda kalir zaten. Ask gebermektir. Ve bir pabuc icin kac insan geberebilir?

Her askin bir bedeli var

Coban

Yagmurlu güne güzel gider çoban kavurma. Bol acılı.
Yanına da blender'dan çırpmalı imitasyon yayık ayranı.

Çoban Kavurma

Tuesday, August 9, 2011

London Riots

may come in sleep...




Friday, August 5, 2011

Same Old Story - 2

"Kıyıda içiyorum, takıntım kız geldi, onunla ilk defa bu kadar yakın oturuyordum, kötü davranmadı bana, içip yerlere serilmek istiyordum, varlığı beni rahatsız ediyordu, içime sıkıntılar bastı, çekip gitmesini, onu özlemeyi istiyordum; daha doğrusu ne istediğimi bilmiyordum. Yo biliyordum, bu kız bana iyi gelmiyordu, bilinçaltı onu kaçırmayı amaçlayan patavatsızlıklar, dil sürçmeleri, istemeye istemeye kendimi olumsuz tanıtma gibi daha sonra rahatsız olacağım davranış biçimlerini kışkırtıyordu." OC

11 @ Tenedos

Thursday, August 4, 2011

Lambader

Bu güzelligi Mudo'da buldum, aldım. Sanki bana geçmişten birşeyleri hatırlatıyor.. 



Wednesday, August 3, 2011

Tuesday, August 2, 2011

French Fries and Dogs Eyes

extraordiner...

TdF 2011

Kan, ter, gözyaşı, sevinç, coşku ile geride kalan bir TdF daha.
Geçen seneden, TdF2010








(via Boston, The Big Picture)

Monday, August 1, 2011

Formentera





(via style files, images by Jordi Canosa)

Same old story


- Farkında mısın?
- Neyin?


"Kimbilir ayni hikayeleri daha kac kisiye anlattin? Farklı hikayeleri ayni kisiye kac kere anlattin? Olan biteni bir ona bir buna bir suna ve ötekine berikine neden anlattin? Hic agzinda islanmadi bakla, uzaktakinden yakindakine herkes bir sekilde asina. Olana ve bitene. Herkesin herkes hakkinda uc bes fikir sahibi oldugu zamanlar. Şahsen benim yok. Suratina bakmadigim, kalp atisini gormedigim, gözlerini kacirmayan bir yüze konusmadan pek kanaat gelistirmem ben. Is toplantilarinda da, yatakta da gözlerinin icine bakarim insanlarin.


...Sonra, böyle böyle yük olmaya basliyor cok konusmak. Cok düsünmek, cok biriktirmek. Yaninda canta tasimak gibi. Canta tasimanin bir süre sonra hic gerekmedigi halde sana yapismis olmasi gibi. Gereginden fazla düsünmek ve biriktirmek de böyle hayatta, yük yara yapar. Simdi yapmasa da sonra. Bunun da bir zamani var. Yükleri zamani gelince atmayanlarin yasama sansi yok. Farkinda olunmaz bir gobegin, bir kalbin seni ne kadar asagi cektigi. Günü gelince dipten ve derinden sarsacak, götürecek. Degismez."


***

Ayni seyleri, farkli kisilere neden basindan itibaren anlattin? Kendine güvenilecek daglar yarattin, daglari fareler yedi, sen anlattiginla kaldin. Senden ciktilar, senin gizin olmaktan uzaklastilar. Senden gittiler. Sen yine tek basina kaldin. Döndün basa, biri geldi karsina, dedin ki: Dinle sana anlatacaklarim var..."


Hepsi bir yana, tüm bu başa dönmelere yetecek enerjiyi ve azmi nerden patlattın?

Meggs x Lister x Kid-Zoom