Saturday, July 7, 2012
Friday, July 6, 2012
Ideal
Ideal hayat tanimim, yolun kalan yarisina eseklerle devam ettigimden beri degisti.
Belki cografyanin etkisi, belki icine düstügün toplumdan..
Artik ideal hayat icin formul bu:
Hic sinirlenmedigin, zerre ofke üretmedigin, herşeyi oluruna ve akisina biraktigin, olan biten hakkinda neden-nicin sorulari sormadigin bir akış. Olur, oluyor abi, olabilir, olacaktır...
Kucağına Gelen Hikayeler
Anlaticisi oldugun tüm hikayelerin dolasimindan, basina acabilecegi islerden, yankisindan, dile düserliginden, yanlis anlasilmalarindan ve hesap edilemeyen tüm kitapsizliklarindan sen sorumlusun, (musun?)
Ya sana sorulmadan gelen hikayelerden, bilmek istedigini senin bile bilmedigin tonlarca bilgi kirintisina maruz kalmaktan, silinemez belleginle gelen herseyi depolamaktan sirtina binen yükten kim sorumlu?
Evvelki aksam sahilde koşayürürken, sari-rasta-pasta-andon'un yatagi otobüs duraginin kosesinden dönünce gördügüm cift bana yürümem gereken yolun kalaninda el mecbur bir hikaye yazdirdi. Ne gorduklerimin, ne tüm hikayeye katik olanlarin, küfeye koydugu yükten haberi yok.Seninki de zor zenaat be kardes.
Müstehzi Tebessüm Müzayede A.Ş.
Eski hayatlarınız, yenisiyle değiştirilir.
Ruya #13
13. katlarin, kapi no'su 13 olan daireleri olmayan bloklarin, binalarin sirri cozulemez. Ugursuzluk bunun neresinde? Sen musibetten dersini ne zaman aldin ki?
![]() |
| Sanki herşey güzelmiş de, bok olmuş gibi... (Aklının Sana Oyunu, s.13) |
Kan, tere uyanilacak bir sabaha adim adim gitmeye cabalarken, vakit gecmez. Bazen hayatin dakikalari yavas mi ilerliyor ne. Sayili zaman neden cabuk geciyor. Geciyor mu gercekten. Saate bakip odaklandiginda o saat, zaman, dönem gecmiyor. Zaman durmuyor, durduramiyorsun, olan oluyor, zaman akiyor, üzerine ara'lar, araliklar ekleniyor. Kaciriyor zaman seni, kaldigin yerden. Sen orada kaldigini saniyorsun, ama aslinda olanca sürati ile uzaklasiyorsun. Bu yuzden mesele'den kacmamak kaygin varsa, araya "an" koymaman gerekiyor. Hemen müdahele, hemen cevap, hemen refleks, ani refleks. Bu kimisine göre... baskasina göre ise imkansiz. Zaman girer, ara acilir. Ara uzaklastirir. Uzaklasmak iyi gelir, bu kimisine göre. Kimisine göre de, peki kimsin?
Kimsin bunca arayla cikip gelen. İnsan bu kadar anlatacak seyi gayet hiyerarsik, gayet düzenli, akil sasacak intizamda nasil dizer kafasina.
Kafanin icinde nasil tanimliyorsan, öyle geliyor hayat sana. Sen sana gelenlerin nasil gelmesini istedigini de biliyorsun, bicemliyorsun, kontrol ediyorsun. Bu kimisine göre böyle, kimisine göreyse: Zamanin bir ilac olduguna kendini inandirdigin icin bu ara'lara tahammulun.
Hayatlarimizi cekilir kilan, pesimizde bir gunlukcunun herseyi not alip yazarak sana bir defa daha hatirlatma sansi taniyabilecek o defterin varolmayisi. Yine de bu, senin tutmadigin, senin yaninda tutulmayan defterlerin varolmadigini göstermez. Bir gün, biri gelecek ve elindeki defteri sana teslim edecek.
***
Defterdar diyorum ben ona. Defterleri var. Defter bir hastalik. Defter bir tutku. Herkese anlattigin disinda kalan herseyi defterlere yaz. Kime verecegini kim bilebilir?
Kalkar kalkmaz yazmazsam tüm rüyayı unutuyorum.
Ve tüm hayati cekilmez kilan, insanin vazgecilmez hesapciligi degil midir. Az ya da cok, masumane ya da fesatca. Sunu suna ekle, bunu bundan cikar. Bu bundan olur, bu yuzden olmaz, su yuzden böyle... İki insanin birarada oldugu her yerde çıkar ilişkisi vardir. Nasıl kontrol altında tutmak ve biçemlemek isterseniz isteyin, içi fesat doludur. Çıkar, fesatcadır.
Wednesday, June 27, 2012
Sunday, June 10, 2012
Subscribe to:
Comments (Atom)


























