Tüm tekrarlar, tüm rutinler, tüm hatalar, tüm tekrarlanan hatalar, tüm aynı kuyuya tekrar tekrar düşmeler, tüm gidilen yollar için...
Hangi tekrar, kaç yanlış, nasıl bir bela, ne tür bir vicdan azabı öldürür insanı.
Köhne yalap şulap bir dil. Kendini her adımda satmaya dünden razı bir ahval; ana akımın dışında sözde alternatif ama ovuğunu bulunca o da ötekisi kadar sermayedar. İlişkisi ve faşizmi uyarınca ayrımcı; kendine seçkinci bir sınıf yaratıncaya kadar eşitlikçi. Tüm bu retorikleri ile ne denli mide bulandırabildiğinden habersiz, sadece inkar edilemeyecek kevaşeliğinin farkında. Pislet, mahvet, hatta yoket ve sonrakine geç. Yerse, yeniyor da.
Hayatta acı ve kederin kanatıp akıttığı gözyaşlarından ötede bir başka akış var. Artık gözyaşının kalmadığı, akamadığı ve sadece içinin (ç)ağladığı, dolayısı ile de görünmeyen akışlar. Bu aşağıdaki melodi tamamen bunun ifadesidir. Ne eksik, ne fazla.
Niye inanmıyorum sana, size Niye inanmıyorum hikayelerinize Yüze bakarken anlattıklarınıza İnsanın etkileme merakı bir hastalık gibi İz bırakmaksa düşkünlük. Kafadaki o şüphe götürmez çıkar ilişkisi Denge gütmek, dengede durmak, siyaset. Kınadığına dönüşülen, uzak olunana yaklaşılan. Herkesi kirleten suda üç, beş, onlar. Kimsenin asıl planını açıklamasına gerek yok. Bilmesek de bir planı var herkesin ama herkesin. Türlü nedenlerle saklananlar, sırlar. Hayatı sorgulanamaz halleri, kimsenin de kimseden hesap soramayacağı gerçeği. Gerçeğin aklında, kalbinde; dilinse belki zehirli, belki dostane. Bunca zamanda neye dönüştüğümü keşke önce ben bilsem. Üstelik ne için. Belki olamadığım orası, buradan daha iyi değildir. Kimbilir. Ben bilemem, hakikaten kim bilir?
Kötü fikirlerle donanmamis degilim, nefret ve kin duygulariyla karsilastigimda bunlarin uzun zaman surdurelebilirligine akil sir erdiremesem de öldürmek benim de aklimdan gecmiyor degil. Gunahkar olmayi, karanlik tarafta dolasmayi hep kotu seyler yapabilmeyi bir kabiliyet unsuru gormuyor degilim, herkes herseyi yapabilir. Iyi insana inanmadigim kadar, kotu insana da inanmiyorum. Hayati, neden aradigim zamanlar ve neden aramadigim zamanlar olarak ayirdigimdan beri islerim kolaylasti, ama hayati ve isleri zorlastiranlardan olmak istesem, olamaz da degilim. Hepsini, yaptiklarinizin tamamini, ufka sigmayacak boyutta, hayali asacak tasavvurda ve sonuclarini dusunmeyecek bir delirmislikle ben de yapabilirim.
Sadece tercih etmiyorum ve elbette sizleri sevmiyorum.
Hayatimdaki en iyi 10 albumu sayabilsem mutlaka arasinda olur, cunku cocuklugumun melodileri. Huzur icinde uyu Black, beni cok mutlu ettin sarkilarinla, her zaman...