Showing posts with label saglik. Show all posts
Showing posts with label saglik. Show all posts

Friday, May 15, 2009

Koter


Doktor hanim t-shirtunuzu cikartin dedi, cikardim. Koteri yaklastirirken gozleri faltasi gibi acildi, "evde kedi mi var" dedi. "Evet" dedim. Gogus kafesini sarmalayan mutad Sütlü darbeleri.. Uyurken yorgan altina girip oradan 3. cihan harbi baslatiyor. Kendisi ile savasiyor... O esnada bize de gecici dövme yapiyor.. "Bende de var" dedi, "fenalar".

Eet fenalardayim bu ara doktorrrrrr.. O da cok fenalarda, ben de..
Başlar dönüyorrrr, başlarrrrrr...

Thursday, June 19, 2008

Kemoterapi: Yorgunlukla Baş Etmek

Kemoterapi gören birçok hastanın yorgunluk hissi öyle boyutlara ulasiyor ki bazi hastalar tadaviyi birakiyor. Rochester Üniversitesi'nden arastirmacilara göre Cephalon'un gelistirdigi bir uyarici ilac, yorgunluk derdinden muzdarip hastalarin daha iyi hissetmesini sagliyor.
Ref: BusinessWeek

Wednesday, February 13, 2008

Run For Your Life(*)

Sabah 07-08:30 seansinda en az benim kadar sektirmeden gelen uzun suratli ince bel siyah tay saçli kizin, setup'lasam "uykudan sonra sevgilini kosarken de yaninda görmek ister misin"e bu kadar cuk oturacagini bundan 9 ay once bilemezdim elbette. Yatak-bant arasi sadece 7.5 dakikami aliyor. Ikizi olabilir mi?

(*): Nike'in 2007 sloganlarindan biriydi. Ki Nike fetisiyim...



Wednesday, July 4, 2007

Production Department


Birlikte iken üretemiyordu, yalnizken kucak kucak üretmeye basladi...
Mesai saatinden sonra tek basina kalip daha iyi is cikarmak gibi birsey bu...
"Ben sana iyi gelmiyorum"


dfcroom

insana e-mail gelmesi cok guzel birseydir, bazen de cok kötü birseydir, bazense insana mail gelmemesi cok cok kötü birseydir, ama e-mail genelde iyi birseydir.

****

Basin sikistikca typography'e, design'a sarilmanin elbette saglikli bir aciklamasi yoktur ama tum bunlar "iyi ediyorsa" o zaman carpik birtakim yargilarda bulunmak kisinin hakki diye dusunuyorum. Justify edilmis bir metin, guzel bir wrap, uyarina gelen iki satir, nefis karakter boslugu, fotodaki isik, logodaki tahrik edici yan, karton-kagit-makas, scanner-fotokopi makinesi, fotograf makinesi, video kamerasi, ses kayit cihazi, photoshop, illustrator, freehand... yasadiginin farkina varmiyor musun sen de bunlarla?

Her sabah ayni terane: "Bugun super isler cikartacagim" - (if, allah izin verirse)

Tam bu esnada kulakliktaki adam "it's all about the house musiccccc" diye cigiriniyordu...

Tuesday, July 3, 2007

agir doku zedelenmesi

9 gun sonra doktora gittim, catlak sanrilari artmisti ama ceyhun hoca "becerememissin bilegi kirmayi" dedi. sargi, pomat, sprey, gunde 2 kere buz press: agir doku zedelenmesi. 10 gün sonra düz kosulara baslayabilecekmisim...
hayat biter, "kuzu" tandir bitmez... söz dinledim bu sefer, kendi kendimin doktoru olmadim... simdi geriye el bileklerindeki sikintilar/gerilmeler ve sol gogus kafesindeki sanrilar kaldi...

Friday, March 16, 2007

28 Gün Sonra Istanbul!

Danny Boyle'in "28 Days Later"i gibi; Istanbul virus, veba, mikrop, salgin altinda. Tanidigim herkes hasta. Abartisiz hasta ama. Ofistekiler, es dost, tum uzanabildigim butun networkumun insanlari hasta. Herkesin ayni anda hasta oldugu boyle bir donem hatirlamiyorum. 3 gundur de ben duzelemiyorum. Azamit, Aziltat mi ne haltsa 3 gunluk antibiyotik cakip, her gun de Pharmaton'u indirdim girtlaktan ama bana misin demiyor. Agiz, burun kapali. Bir zibidilik var ve henuz kokusu cikmadi.
Koku demisken: "Christian Dior - Homme"

Pharmaton'a da Giovanni ile ginsengli killi tuylu seylerle gunluk performansi arttiralim dedik diye tutulduk, zorumuz neyse... Ama bu berbat kokulu ilaclarin bir halta yaradigi yok. Verdigin parayla kaliyorsun galiba. Hani nerde o zimba gibi 48 saat caki gibi caki gibi haller.. Bizi mi yediler ne...


Friday, March 9, 2007

CISplatin

Bir yil sonra gececek, gecer denen ugultu artik canimi sikmaya basladi ya da coktan basladi ya da bu ugultuyu duymak tamamen muzigi durdurmakla alakali. Sirf bunun icin bir mp3 player aldim. Tum bosluklari sarkilarla doldurmak icin. Kulaklik ugultuya karsi bir uzvum gibi. Ve hayat az oncekinden daha degisik bir ani hep kucaginda tasiyor. Kabul etmeli ve devam etmeliyiz. Ne kadar positive oyle degil mi?


Cisplatin (pronounced sis-pla-tin) is a chemotherapy drug that is given as a treatment for some types of cancer. It is most commonly used to treat testicular, bladder, lung, gullet (oesophagus), stomach and ovarian cancers. This information describes cisplatin, how it is given and some of its possible side effects. It should ideally be read with our general information about chemotherapy and about your type of cancer, which give further information and advice.

Wednesday, February 14, 2007

"Ben Size Oksijenli Su Yerime Septik Soptik Vereyim"

2 gündür evde yatay turizm online... Evden calisacagim diye deklare ettim ama serdim postu, dikisimin dusmesini bekliorum. Derken ogleden sonra attim kendimi kuzuyla sokaklara. Gittim disciye köprü ölcüsü verdim. Discinin bosalan yerlere gecici dis sözünün dinlememenin cezasini cekiyorum 5 gundur. Dis eti soguk suya ne kadar duyarliymis onu anladim. Dis etlerim kasiniyor, cikan dislerin yerlerinde büyük bir aci mücadelesi var. Birkac gun daha dayanmaliyim.
Bugun ölcü, cumartesi kaliplar gelicek; prova. Sonra bir prova daha. Nerden baksan 1 hafta daha acilar company'e gönüllü isci.

Sonra ciktim güzel discim Banu Hanim'dan, Levent'in icinde dolasiyorum. Gideyim de Levent Polikliginde pansuma olayim. Cuma'dan beri pansuman olmadim dikise. Gittik ki yerinde yeller esiyor. Levent poliklinigi "az öteye" tasinmis. Dünyadan haberimiz yok, isimiz dusmedigi icin olmuyor tabi ki bundan sonra da sittin sene isim dusmeyecek. Saat 15 30'da pansuman yapacak bir allahin kulu yoktu. Darlandim, gittim Levent-Garaj'in yanindaki eczaneden pansuman malzemesi aldim, aksam sagolsun evde Enis operasyonu halletti. Bir de isi bitince "gecmis olsun" dedi doktor gibi. En guzel kismi orasiydi.

Eczaneeye de girdim, "bana tendürdiyot, oksijenli su, gazli bez, tampon falan gibi pansuman malzemeleri lazim" dedim. Yani iste pansuman yapicam, ne lazimsa alayim. Adam direkt "Artik oksijenli su kalmadi, size septik vereyim" dedi. "E iyi olur" dedim. Poliklinigin degisen yerinden sonra bu oksijenli suyun tarihe gömüldügü haberi ile beraber kendimi cok yalniz hissettim hayat icinde. Sanki ben uyurken olmus tüm bunlar, ben olani biteni kacirmisim. Bu yüzden cogu aksam uyuyamadigim olmustur. Gece olanlari kacirmamak icin. Sanki kiyamet kopacak da naklen izliyim, kacirmayayim paranoyasi.

Neyse, dus altinda rahat rahat raksedebilecegin bandajlardan da aldim uc bes, uzayiverdim. Yanimdan o esnada 80-90'la vespalar gecti, hatta biri delimtrik bir kizdi. Hic orali olmadim, 40'dan sasmadim. Gaza gelmiyorum, tahrik ediyorlar, ama gaza gelmicem.

Aksam da bizim saykopatik ortam Sanat Cafe'de Enis'le biralari tokusturduk, her ne kadar bizim buralar yokus olmasa da...

Eee sizden naber ?