Showing posts with label ev. Show all posts
Showing posts with label ev. Show all posts

Monday, November 7, 2011

Sunday, June 12, 2011

Don't Let Me Down

Gece 03:30 suları, afakanlar, karabasanlar, arkandan kosanlardan kacarak uzaklastigin bir rüyanin tam ortasi. Kan ter içindesin. Tüm senaryo olaganca agirligi ile üzerine çökmüş durumda. Bacak yorganın altından dışarı uzanıyor ama dik duruma geçemeyecek kadar bitik durumdasın. Su lazım su. Sadece bir bardak soğuk su...
- Bana bir bardak su getirir misin içerden?
- Kalk kendin al

Friday, January 30, 2009

Casa Cerro Tacna

Hepimizi alip betonlara tiktilar. Betonun soguk olduguna aldirmadan, saglamligini kafalarimiza kaziyarak. Oysa ev dedigin ahsap olur, sadece saglamligina elzem bakilmayan yerlerede yasamak icabet ediyor... Sallansak da olur, sallanmasak da olur. Kendi kendimize ayakta sallanmak ne guzeldir, insanogullarina sallanmakla isimiz olmadikca, dusmedikce, gerekmedikce...

Şili, Tacna Hill plajinda esintilerle...







Cerro Tacna, Maitencillo, V Región, Chile
http://www.plataformaarquitectura.cl/2008/07/21/casa-cerro-tacna-drn-arquitectos

Wednesday, December 24, 2008

Openhouse









Architects: XTEN Architecture
Location: Hollywood Hills, California, USA
Principals: Monika Haefelfinger & Austin Kelly, AIA
Client: Randolph Duke
Contractor: Peddicord Construction
Interior Area: 418 sqm
Total Area: 697 sqm
Project Year: 2007

Tuesday, December 23, 2008

EffeGibi


Buhar odasinda uykuya kalmak...
http://www.effegibi.it

Tuesday, December 2, 2008

tasev #13: Buradan sonra yola eşşşeklerle devam edeceğiz...






Tedbirli mekanda ferahlik vardir...

Monday, November 24, 2008

85 Lamps


Droog marka bu 85 ampullu lamba €1.995.
Gecen gun Defne K'nin Terra Madre Ascilar Gecesi fotolarinda gormustum. Tesadüfen Droog'un sitesinde rastladim. Hadi kiydim €2.000'ya aldim bu lambayi. Ya ampul döngüsündeki bütce ne olacak. 85 ampul birden degistir. Bir ikibin de orada birak.
Bu lamba bize nukleer santral satmak isteyenlerin oyunu olabilir!

Sunday, November 16, 2008

Batan Project #8


Ucaksavar Cengiz Topel'de, 2. Köprü yoluna giderken gorulebilecek, kösedeki Toro Indoor & Outdoor Mobilya dukkani nallari dikmis. O fiyatlara zaten nasil dikmesinler. 8 kisilik tik masayi 7.000 liraya satiyorsunuz... Hos 2-3 ay kadar once, %50'ye dusmuslerdi ama onu bile verecek durumda degildim. Masum bir 4lu takim pesindeydim. Israrla 8'li masa satmaya calisti. Bahcem yok diyorum bahcemmmm.
http://www.toro-mobilya.com

Saturday, November 15, 2008

Vaha



Bir soluklanma mekanidir ev, basini sokmak telasi icinde...

Arkhefield’s Bahaman Eco-Shed Down Under


Friday, November 14, 2008

Ortam


Sevgili dostum Giovanni'ye az once "ortama gel" dedim. Agiz dolusu kufur etti ve ekledi "Cebimde 5 lira var, sokucam senin bu ortamlarina"... O gelmezse siz gelin.
Ortam yukardaki gibidir.
Hamili kart yakinimdir.
Uyku dedigin ilac gibidir.

Bir gün hepinizi götürücem buralara, oralara....

Monday, October 13, 2008

Şişe

quattorstagione
Bormioli Rocco (Pasabahce) Quattro Stagioni

Pazar Milliyet Eki'nde mutfakla hasir nesir, yazan cizen erkeklere gastroseksuel deniyormus babinda bir yazi ilisti gozume tam okuyamadim. Kendime hicbir titr bulamiyorsam, gastroseksuelim be dedim, ne güzel. Hem yaziyorum hem mutfaga giriyorum. Hayatim yemek ve yazmayi dusunmekle geciyor. Cok sevdim, ben bir gastroseksuelim. Seksuel kismi biraz huylandiriyor ama havali.
Lakin bunu bilen insanlarin bana alinabilecek en guzel hediyelerin mutfaga ait seyler oldugunu düsünmeleri hosuma gidiyor. Bir bicak acikcasi beni bir kitaptan daha fazla mutlu eder. Guzel kesen bir bicaktaki tadi, okuma zevkimi cok kestiremeyen birinin aldigi ve kitapligin diplerinde kaybolacak bir kitabin tadsizligina tercih ederim. Tam dün aksam buzdolabi hizli acinca karton kutudaki sut agzindan sipidak sipidak yere gidiyor, sonra al bezi sil acaip bir fitik eden durum olusuyor, yok mu be cam sise, sütü aldigimizda boca etsek icine, orada dursa, zaten icini gormedigim kutu icecek durumundan hazzetmiyorum dedim. Bugun 2 tane süt sisesi geldi. Son gunlerde aldigim en guzel hediye. Bu vesile ile 3 gündür şişe krizine giren sevgili dostum İzel'i selamliyorum. Ikea'nin şişesi, su gelir güldür güldür, gel bana bazi bazi...

» Su Şişesi

Mutfak


Mutfak hangari icinde esas is mekani setinin ortada ve muslugun da tabi ki bu orta blokta konumlandirilmasi tav edicidir. Mutfak bas bas bagiriyor, gel bende yemek hazirla bir ekip insana...


Odalar


Ekonomik krizle taşa zam gelince, ahşaba döndük...
Cam duvarlar derinlik katar eve, ofise...
Kaldirin duvarlari, yikin engelleri.
Tutmayin beni!

Sunday, October 12, 2008

Salon


Rakım 1500, şarabım 2 kadeh sek kırmızı.
Tek korkum hortumdan sekecek camin on cephede catlaga neden olmasi.
Ara ki bulasin o rakimda camci, kepenkci, mesnetci, menteseci.

Wednesday, September 24, 2008

Sunday, September 21, 2008

Osler House

Salonun altında havuz olsa diyince biri...
Ya havuzsuz evde büyüyen çocuklar ne olacak?








Architect: Marcio Kogan
Location: Brasilia, Brazil
Design Year: 2006
Construction Year: 2008
Co-author: Suzana Glogowski
Collaborators: Lair Reis, Oswaldo Pessano, Samanta Cafardo, Carolina Castroviejo, Eduardo Glycerio, Maria Cristina Motta, Mariana Simas, Gabriel Kogan
Site Area: 797 sqm
Constructed Area: 270 sqm
Contractor: Lock Engenharia
Landscape: Renata Tilli
Photographs: Zuleika de Souza, Claudio Dupas

Tuesday, September 9, 2008

Erkekler Günü

80'li yillarin fenomen akislarindan biriydi kadinlar günü. Ilkokuldan gelir, cantayi firlatip evde kadinlar gününden kalma kazintilara saldirirdik. Kisir, kiymali borek, salata, o bu su cesitleri. Bunun elbette erkekler tarafindan oryante edilmesi kacinilmaz oldu. Sadece bir miktar zaman aldi, 20 yil gibi. Pazartesi aksamlari toplaniyoruz, yaz nedeniyle ara olmustu ama kisin pazartesi aksamlari haftabasi sendromu icin de ilac niteligindeki "erkekler günü" zamani. Kekler, pastalar, börekler, demleme çaylar. Bazen raki cevresinde bir dogaclama meze sofrasi, sipsak, babacan sarkuteri destegiyle. Futbol, sinema, dedikodu, hayat, politika ve tabi kadinlar.

Yilda 8 Mart bir tane, pazartesi 52 tane, breh breh breh!

Monday, September 8, 2008

Ev Kokusu


salonun ortasinda ütü yapmak bir türk gelenegidir
Her evin bir kokusu var. Yani bunca zaman burnum beni yaniltmiyorsa, her evin bir kokusu oldugunu dusunuyorum. Kokusuz ev gormedim bugune kadar, kokmayan. İyi ya da kötü, farketmez. Her ev kokar. Yemek kokar, tuvalet kokar, ayak kokar, cicek gibi kokar. Ama kokar. Cok da fena kokar. Ufakliktan kalan bir kabus perdesinden baska birsey degil tüm bunlar. Sık gorustugum arkadaslarimin evlerinde oyun oynamak icin gittigimde gozlerim kapali girsem de daireye, evi kokusundan taniyabilirdim. Bugun surekli balik pisen 4 nolu dairenin izdirabina "adamin balik yemesi lazimmis, rahatsizmis" ile cevap buluyorum. Hergun balik pazarinda gibiyiz. Sitkim siyrildi diyemiyorum bir yumusak yufka cikiyor dolaptan. Evi hamur gibi kokan arkadasin annesi evi firin olarak mi kullaniyordu hep merak ettim. Ne zaman girsem evde cigborek piserdi. Artik cigborek - cay fasillarindan gına gelmisti. Ogleden sonra bahcede azgincilik, sonra aksam üstü cigborek fasillarinda enerji depolamacilik. Tarifi zor, evde neyin o esansi ürettigini yillardir anlamadigim ortak bir nefretlik ev kokusu var. Bir haftadir alt kattan geliyor. Eskiden alt kat -eski komsu- haslanmis fasulye suyunu tuvalete bosaltinca, yukari feci bir kanalizasyonsu koku cikardi. Tuvaletinin kapisi acik kalmissa, ev yasanmaza dönüsürdü. Fasulye suyunu neden tuvalete bosalttigini da anlamazdik. Rivayet oydu. Bu fasulye suyuydu, koku bundandi. Firinci ev gibi, alt kat da bir donem kofte-piyaz salonu sanki. Neyse alt kattan koku nasil geliyor onu anlatayim. Oda penceresi acik, ki sicaktan pestil olmamak icin klimasiz odada aksamlari pencere hep acik, bu guzide koku alt katin oda penceresinen cikarak, israrla bir kavis cizerek yukari tirmanip odadan iceri daliyor. Ve kendimden geciriyor. Sanki yillar oncesinde, arkadasin evine davet etmesi ve eve girince bir yalan uydurup annem beni cagiriyor gidip bakmaliyim diye evin o igrenc kokusundan kacarcasina kendimi evin balkonuna atiyorum. O da ne, balkona bile alt katin balkonundan, bu sefer salonundan geldigi belli ayni koku. Kacis yok. Mutfaga gitsem yemek yapmaya baslayacagim. Bu koku nasil olusuyor, kaynagi ne? Eve biri ya da birileri ile gelirken dikkat ettigim ilk sey, evin kokusuna tepkisi. Kendimden biliyorum, kacicaksa kacabilitesi olsun insanlarin. Alisamadigimiz sadece kokular, farkli kokular..

Thursday, July 24, 2008

Rejenere Olmak Dejenere Yolunda

yak bütün fotograflari, ona ait bütün esyalari..
ne varsa attim arkadas, yeniden basliyormus gibi...
biri bana "arkadasim bakar misin" diyince ödüm-kopuyor..

Rejenerasyon İdmanı Gibi

Tuesday, February 5, 2008

Kiralik Ev

etiler


Hala internet bankaciligina tasinmamis birtakim islemler icin banka kapilarindan girip banka kapilarindan cikiyorum. Hala bankaci kadinlarda kalca olayi gelismemis. Ozellikle bankolarda duranlarda. Bireysel bankacilarin maaşları dolgun, balik etleri de. Bu bankoda duranlara çalışan bir tekstil sektörü var galiba: banko couture. Hep ayni giyiniyorlar. Bir psikopat bankaci sevgilim vardi. Birlikte oldugu yakin arkadasimi calistigimiz ofiste ziyaret ederken kendisine göz koymus, uygun zaman araliginda hamlesine maruz kalmistim. Belli ki "bizim ekibi" siradan gecirmeye kararliymis... "Arkadasinin askiyla yatar misin" bir vakadir bizim topraklarda. Ortada ask kalmadiysa yatarsin. Peki sen senin askinla yatanla arkadas olmaya devam eder misin? Bunu alan onu almayabilir, secim meselesi... Biraz karisik. Ask dedigin cemberi nereye kadar gerdigin, actigin, kapadigin, icini neyle doldurdugunla da alakali. Bruce, Demi ve "lavuk" 3lüsü... Bayan T, ben ve lavuk beslisi. Bankalar benim icin Bayan T demek. Gecelim...

Bankadan ciktim telefon, arayan Sakki. Bebek-Etiler hattinda ev bakiyor, arkasindan yemege çökücez, napiyorsun.. İşlerden kendimi dışarı attim, serserilik yapiyorum. Gel bize katil. Geliyorum dedim. Hayatimin hicbir döneminde ev aramadim ve aramaya da hic gönüllü degilim. 32 yildir yasadigim yerden memnunum ama ev arayanlarin gerilmelerine ve sikintilarina cok defa tanik oldum. En azindan universite zamanlari sinif arkadaslarimla girdigimiz envai cesit kiralik ogrenci evi, gecmisimde bir bukle kiralik ev tarihi sagliyor bana. Cogunun evini ben cekip cevirmis, adam etmisimdir. Kurdugum sofralari anlatmiyorum bile, tahmin edilebilir :)

Pre-evlilik bireyi ev bakan Sakki'nin hali harap. Hem ev olsun, kiralik olsun, hem deniz görsün, hem genis olsun, hem Bebek'te, hem Etiler'de olsun.. Yani Bebek Yokusu civarlari iyidir. Bu arada ev kiralari ne "uygun", ne ucmus.. 1500 ortalamasinda heryer. 1100'e düsenlerde "ahir kapisi" var. Ev ahirdan hallice. Altyapisi cozulmemis, boru baglantilari eksik, yani "gir otur" durumu yok. Benim iktisadi oranima gore 1500 kira verilen bir cebe ayda girmesi gereken para 7500. Yani kira bedeli aylik gelirin max %20si olmalidir, o Sakki'nin feyzaldigi Trump'in da dedigi "Hayat standardi" lafi bir kenara, kimsenin attan inip essege binmek istemeyecegi asikardir su ölümlü dünyada... "Bari essek gibi yasamayalim, hayvan gibi toprak altina gideceksek..."




Ev sorunu cozulebilmis degildi, yemek icin çökülen Allsports Cafe'de. Yan masada Emir Turam, NBA'dan birileri ile birseylerin pazarliginda. TBF birseylerin pesinde diyor Sakki. Basket sosundan "asgari müşterek" lafini seciyor benim akil. Peder beyi hatirlatir bana. Cok kullanirdi. Bir evliligin de kilit tümcesi. Evliligi sürdürebilmenin, evililige karar verebilmenin ya da birlikte bir "ev"lenmenin. Sakki'nin Yaso'nun taleplerini, camasir makinesi borulari düzgün olan evin duvarlari ile birlestirmesi gerekiyor.... Ne zor is ulan!

Evlenmeden de evli gibiyiz ev gibiyiz degil gibiyiz... (ben seninle zaten hep evliyim)

* sevgili ne garip birsey ulan, sevgili ne ki..