Thursday, July 20, 2017

Tanrı yerine insanlara inanmayı seçtim


Zahiri bir yolun içi gibi, ama gidilecek gidiliyor.
Bir limanda beklemek gibi, yükler atılacak, atılıyor.
Bir uçakta uzun bir seyahat gibi, inesin yok, camdan hep bakarak gidiyorsun gibi.
Bazen bulutların üzerinde, bazen suların altında kalmak gibi.
Bazen içinin şişmesi, bazen ferahlık hissi gibi.
Tamamen arafta kalmak gibi.
Hep dündeki gibi, son sözdeki gibi, son iyi sözdeki gibi.

Kutsal kitabın ayetleri gibi:
"yüzünü asma.
içini karartma.
her şey güzel olacak. "

Monday, July 10, 2017

"Yokluğunda..."

Ne çok yanlış sığıyor bir sepete. Zamanın ve akışın dışına çıkabilmeyi becerip de bakınca. Ne kadar zamanı geriye almak ya da bazen akıbeti görebilmek için çabucak ileri sarmak istesen de, asla hiçbir şey ama hiçbir şeyin senin kontrolünde olamadığı gerçeği insani deli divane etse de tüm bunların bir ulviliği olabileceği hiç akla gelmiyor. Yaşarken kamil olmak zor. Sonralarda söz dizmek kolay. İyiye tutunmak zor, kötüyle yoğrulmak kolay.