Showing posts with label spor. Show all posts
Showing posts with label spor. Show all posts

Sunday, July 29, 2012

Friday, July 13, 2012

Wednesday, May 11, 2011

Saturday, December 4, 2010

Sunday, July 18, 2010

Le Tour: TDF 2010

Fransa Bisiklet Turu, yaz ortasında vicik vicik kan-ter icinde seyredip ferahlanabilecek yegane seyirlik. Eurosport'da tüm etaplari anlatımıyla Caner Eler'i ve ara ara yayınlara katılarak yorum yapan Sarper Günsal'i takip edin derim, yakinen. 2 güzel Galatasarayli, 2 bisiklet-sever, 2 bisiklet-sevdiren.






Photo via Boston.com

Friday, September 11, 2009

Jeremy Jones doing LazBoard in Turkey

Snowboarding aslinda Türkiye'de dogdu.

Hundreds of years ago, in the northeast of Turkey (Kaçkar) some villagers were enjoying on the snow with a piece of wood. The first snowboarders in the world, Masters of LazBoard... Jeremy Jones is now exploring this tradition and the spirit in it &..Keep riding everyday, all the time to be healty and happy"


Tuesday, July 14, 2009

Tour de France



Rinaldo Nocentini, Sari Mayo (10. etap sonunda)
Cumartesi 8. etap basindan beri Tour de France'i izliyorum. Bu kadar saat izleyebilmenin ve yayinin acik kalabilmesinin olanagini saglayan da suphesiz HD yayini nihayet topraklarima getirebilmis olmam. Ortama HD geldi, dikkatler dagildi, calisamiyoruz, is mis hak getire... Tum goruntuleyiciler "hakki vermeye" basladi. Hakkini ver Sonyyyy hakkini ver. Eurosport HD'den TDF'i izliyorum. Basta Caner Eler olmak uzere, Aydan Celik ve Sarper Günsal'in yorumlari ile tatlanan yayin küllenen bisiklet tutkusunu da alevlendirdi. 5 saat boyunca nasil izliyorsun diyor Füge ama yarisin beslenen anlatim bilgileri ile zevklendigini hele son 5-6 km sprintin at yarisi kivamiyla sonlanmasinin muthis bir cosku yarattigini itiraf etmeliyim. Ustelik TDF ile degisik cografyalardan gecerek bir seyahat gerceklestiriyorsunuz. Pireneler, daglar, yamaclar, ucurumlar...



Tabi bu TdF coskusu ile naptim, Levent'ten gecerken ne zamandir ugramayi kafaya koyup yolun garipliginden (tam dönemecte Etiler girisinde, oraya kivrilmak hep zor geliyor) AktifPedal'a ugradim ve bisikletlere baktim. 13-14 yil kadar önce Bülent'le birlikte kullandigimiz bir Scott bisikletimiz vardi, mountain-bike model. Simdi ince tekerlekli kadrosu daha hafif bir yol bisikleti bakiniyorum. AktifPedal sadece Specialized marka bisikletleri satiyorlar. Begendigim model €600 civarlarinda ve beyazdi. Kuzu'nun motorsuzu yani. Dukkandaki arkadas cok aydinlatici ve yardimciydi. Hemen hemen tum modellere bakindim. €5.000-€6.500 civarlarinda modeller var ki aletleri anlatamam, gidin görün merakliysaniz, muhtesem bisikletler. Var mı bunlardan alan dedim, var tabi meraklisi. Gerci €6.0000 bisikleti İstanbul'da sürecek düz yol nerde var orasi da mechul. Dukkanda bir de Harley model tune edilmis bir bisiklet var. Sadece celik kadro. Agir tabi haliyle. Artik yol bisikletlerinde karbon malzeme kullanildigi icin modeller 7-8 kilolara kadar gerilemis durumda. Bunun ne demek oldugunu Bebek yokusunu elde bisikletle cikmis olanlar anlarlar zamaninda :) Is bisikletleri gecip mayo ve diger aksesuarlara gelince nezaketen anlatilanlari dinledim zira bisiklet alip uzerine bir de yarisci mayosu giyersem bu Tour de France coskusu beni asar. Adamim Franco Pellizotti'dir ama isimleri heyecan verenler de yok degil mesela; Thor Hushovd (epey süre Trussard sandim adamin adini), Nocentini (sari mayo onda suan), Sandy Casar, Vladimir Efimkin, Carlos Sastre, Alberto Contador, Luis-Leon Sanchez, Fabian Cancellara, Pierrick Fedrigo, Cavendish ve tabi ki Lance Armstrong aka. Livestrong.

Thursday, May 7, 2009

İstisnalar Kaideyi Bozsun Ama


Mickey ile dus oncesi mavradayiz.. Sirti dönük olan ben, ötekisi Mickey, karismasin...

Istisnasiz her soyunma odasi ciplaklasmasi anlarinda, sag ve sol dolap koridorlari civarlarindan suna benzer dialoglar duyuyorum:

- Abi gecen gun aradi, beni artik sevmiyor musun dedi
- Sen ne dedin
- Artik eskisi gibi seyler hissetmiyorum dedim
- Ezmissin kizi
- Gelemiyorum abi daraltiya, sikildim yani artik.
- Suraya bak 10 tane sms atmis yine, napiyorum, select all, deleteeeee.
- Kasma be abi, birak, gider o kendi...
- Gitsin abi gitsinnnnnnnn


Yahu bir taneninizi ask acisi sarsin hazir kulodu cikarmisken verecegim hepinize...
Bu ne dünya kardesim, seven sövene, bu ne dünya kardesim böyleeeeeeee....
Aglamak istiyorum sayin seyirciler, all together playboy gibiyiz...
Yanniz o sivilceli kicina o hatun nasil tutulmus, kizi da bir incelemek lazim.
Sirf cocugun vucudu goreyim diye 3 insan boyu uzaktaki dusa kaykildim, benim de isim zor.


Saturday, April 25, 2009

Take Over

Dertli ayaklara giren iste benim Reef Müren, (balik gibi)
Nisan 25, terlik sezonu acilmistir.


officialy-take-over

Tuesday, December 23, 2008

EffeGibi


Buhar odasinda uykuya kalmak...
http://www.effegibi.it

Saturday, November 15, 2008

Göt Sporlarına Beyhude Destek

Elbette sporlarin yani kendilerine spor diyen bu dallarin bir gunahi yok. Tamamen elitlestirme ve sinif savaslarinin yarattigi bir götlük bu. Yasam alanlari icinde farklilasmayi, sinif farkini şiar edinenlerin birtakim spor dallarini digerlerinden erisilmez, ayriksi kilmasi da bir cabadir, hem de ne çaba! Zengin sporu diye addedilebilecek oysa aslinda bircok baska spor dalina gore ucuz icra edilebilecek spor dallarinin yasanan cetin statü farklilik ortamlarindan cikarilip boyle genis kitlelere yayma cabasi beyhude bir tavirdan ote birsey degildir. Kaldi ki, dün göt olana bugun yüz sürmek de oynak-basliliktir, olmadi oymakbaşılıktır, izciliktir.



Bakan buyurmus, golfu 5 milyon kisiye yayacaklarmis. Bu golf sahalari icin Güneyde peskes cektiginiz orman arazilerinden kac 5 milyon kisinin havasini, suyunu caliyorsunuz onu da yazsan ya. Yahut 5 milyon kisinin istihdam edilecegi golf sporu icin ne kadar arazi katledeceksiniz bunu da listeleseniz ya. Ufakken Aceto ile evdeki ince uzun cicek vazosunu salonda yere yatirir, pinpon toplarina evin holünden annanemin bastonuyla vurur vazoya sokmaya calisirdik. 5 milyona önerim de bu. Su hobi dukkanlarinda satilan office-golf takimlarindan alin, golf merakiniz varsa onla giderin. Bunlarin ipiyle kuyuya inenin, göt sporlarina tutkusuna öfke ile bakarim.



Diger göt sporlari; surfboard, windsurf, wakeboard, snowboard, kayak, binicilik konularina da bir ara sallariz. "Göt sporu" kavraminin literatüre kazandirilmasinda emekleri olan sevgili dostum Giovanni'yi de anmadan gecmeyeyim.

Yanliz tezat olur mu bilemedim, golf sahalarina cim doseyen bir musterim var. Sektore salliyorum ama sektorun gelisimine katki sagliyorum. Ben de götüm.

"ben işime bakarim abiiiii"cilik.

Wednesday, October 15, 2008

Üzüntü ve Muz Kabuğu


Dün aksam express-gymde rutin antrenmanimi yapiyorum. Serhat Hoca ilk defa antrenmana mudahele etti, "o kadar rahat kaldiriyorsan, agirliklari arttir, antrenmani bosa yapiyorsun" dedi. O anda icimdeki hayal kirikligini nasil ifade edebilirim bilmiyorum. En son ortaokulda falan hocadan boyle ayar almistim. Ben de 20-25 kilo oh superim Arnoldcasina diye takir tukur kaldirinca havaya giriyorum. "Son 2 tekrarda zorlanmalisin set bitiminde.. Ne zaman zorlandigin o agirligi rahat tamamliyorsun, kilo artirmalisin" dedi. Ben o gazla biceps, triceps, quadricepslere verdim mi 50'ser kiloyu. "Evet Naim, yaparsin Naim, kaldirirsin Naim..." Hakikaten son 2 tekrar olacak gibi degil.

***

Haftanin sali aksamlari Prison Break aksamidir. Ogleden sonradan beri Easynews'den kontrol ediyorum 4x08 dusmus mu diye.. Yok yok yok. Ulan dizi mi bitti yoksa dedim. Spora gittim kostum, kaldirdim (cok afedersiniz), basket oynadim, geldim hala 4x08 yok. Sonra gittim Torrentini buldum, ordan indirdim, o da sifreli cikti. Aceto msg atti "4x08, bu hafta yokmus, 20 Ekim'deymis haberin var mi"... Hazziketarotovic....

***

Dun yanimda bir muz goturdum. Tevekkli degil oyle 50 kilolarin altina girince. Bittim tukendim, enerji lazim. Soyunma odasinda ilac gibi geldi saundan sonra o muz. Yalniz soyunma odasinda muz soyup yiyince goruntu biraz garip geliyor. Acaba birsey ima ettigimi sanan var mi? Bir de bana sauna dinlencesi uzanti ortaminda israrla bakanlari neden gay zannediyorum?

Halim üzüntü ve muz kabuguyla doludur.
50kilo seni yenecem!

Wednesday, September 24, 2008

Koşmak İçin Bir Neden Gerekmez

Belki de evi bu sekile getirmem gerek.

Sporu gundelik yasamina yedirebilmis bir millet degiliz. Sporla iliskimiz beden derslerindeki köhnelik, zoraki atlamacilik, kafa bacak sakatlamacilik oldugu icin belki de daha ufak yasta kafadan sakatlaniyoruz. Acikcasi ben hicbir zaman 1,5 metre yuksekligindeki sandiktan atlayip atlayamamin ders gecme notuna etkisini anlayamadim. Kariyerimi atletizm uzerine yapacagimi falan beyan etmemistim lisede hocaya. Hayatimin en kabus gunleriydi. Haftanin tozunu yutmus minderde atilan taklalari bahsetmiyorum bile. Daha erken yasta baslayan bu zulumun ya da zulum olmus metodlarin insanlarin gunluk yasamina spor yapmayi yedirememis olmalarina etkisi buyuktur zannediyorum.

Ameliyat sonrasi dagilan vucudumu toparlamak icin bir suredir cabaliyorum. 1 yil once basladigim spor salonu aktivitesinde geriye baktigimda, 5 ay gitmemis oldugumu hesapladim. 16 ayda 5 ay fire belki de cok kotu bir oran degil ama yine de hedefledigim duzeye erisebildigimi soyleyemem. Sadece ter atmak ve bilgisayar basinda cok fazla calismak zorunda oldugum icin eklemlerin gundelik bir rutinde calistirilmasini saglamak faydasi olarak gorulebilir. Her sabah 07:00'de mutlaka 1 saatlik programi uygulamak uzere kulube gidiyorum. Gidemedigim zaman kendimi suclu hissediyorum. Beden derslerine girerken hissettigim korkudan ote bir korku. Ders kacirma ve odevini yapmamis cocuk korkusu gibi daha cok.

Ben ev/ofis/bagimsiz/proje-bazli calistigim icin calisma saatlerim esnek, tabi bu esnekligi fazla don lastigi kivamina sokmamak gerekiyor. Sabahlari gelen "calisan insan" tipolojisine artik asinayim. Takim elbiseleri ellerinde gelip, sabah antrenman yapan, arada ozel derslere girenler var. Oradan cikip, dus alip giyinip plazalarina gitmelerine acikcasi bazen alkis tutuyorum. Yorucu bir tempo. Bu sabah antremani kacirdim, 8:30'u gecirince gidemiyorum. Fena bir kadinlar hamami durumu var....

Calisiyor ve zamansizliktan spor yap(a)mamayi kendinize bahane ediyor olabilirsiniz. O zaman isyerlerinin asagidaki sekile getirilmesi icin patronlariniza baski yaptin.


I Put in 5 Miles at the Office

Wednesday, August 13, 2008

Eric Moussambani

Equatorial Guinea'dan Eric Moussambani, 2000 Sydney Olimpiyatlari'nda 100mt serbestte dünyanın en yavaş yüzeni. Lakabı "Eric The Eel". Birlikte start aldığı diğer 2 yüzücü diskalifiye olunca, Moussambani tek başına yüzüyor. Anlatıcılar dalga geçiyorlar çocukla. Eric'in ikinci 50 dönüşünde nefesi kesiliyor :) Yürü be Eric, yaşasın Olimpik ruh.

Monday, August 11, 2008

Fitness Ball

Eve Fitness topu alanlara selamlarla :)

Tuesday, June 17, 2008

Shintai


Le Parkour olarak Istanbul'a gelenlerin aslinda Shintai adinda bir grup oldugu...

Sunday, June 15, 2008

David Belle Le Parkour Team @ Istanbul (Kanyon)

Le Parkour - DFc


David Belle gelmemis, ekibini yollamis. Le Parkour gibi birseyin bile endüstriyellesebilmesi hayret verici. Cok kalabalik yoktu, olmasina da imkan yoktu. Yasini basini asmis birkac graffiti, street-art tutkunu sima disinda "yeni birsey" gormedim. Kaykay yapan ufakliklar cok ilgimi cekti. Firlamalar beceremiyorlar ama ugrasiyorlar. Le Parkour ekibi, amuda kalkti, orta kattan alt kata indi. Ordan asagi zipladi. Havada takla atti. Kara Murat olsa "biz bunlari 30 yil once yaptik" derdi. Görmeyen pek birsey kacirmadi, kacirana video yukarda vardi....


URW_Skate

urw_Stencil

Urban Reflections Weekend

Linkler
http://www.ngmtv.com/webisode.aspx?web=32

Sunday, May 25, 2008

Equinox


Ankara'da hummali calisma sürerken,
Amerika'dan "en iyisi":
http://www.equinoxfitness.com

Tuesday, March 18, 2008

Bozuk


Gecen gün notebook bozuldu. Niye bozuldugu belli degil. Dün gece buzdolabi bozuldu. Tam alisverisle dolmus buzdolabi, istifra etmek üzere bütün gidalari. Bu sabah kosarken ayakkabinin tabani patladi. Alali 1 yil olmadi. Isin tuhafi kosunun baslarinda "Galiba bu siklikta kosunca bu ayakkabilarin ömrü uzun olmuyor" diye sayiklarken. Isler tikirinda giderken calisan seylerin arizalanacagini kim düsünür ki, calisiyor iste. Tedbirli olmayi kac kisi akil ediyor. Oysa Bebek Kahve'de o aksam Hasan Tuncer, elektrik kesilmelerine karsi evin muhtelif sutunlarina asma bataryalar yerlestirdigini ve bunlardan olusan jenerator yapi ile evi mahyali cami gibi isildattigini söylüyor zifiri karanlikta. Onun ki ayri delilik. Ya meshur bir havayollari firmasinin sahibesi kadinin nukleer saldiri olur diye Istanbul'daki evine nukleer saldiriya karsi barinak yaptirmasina ne demeli? Tedbir mi? Hadi gidin tedbir alin, bu göz falan degil. Zaten bu bendeki gözse de dana gözü... boyna bozuluyor.