Tuesday, August 7, 2007

taşev projesi # 1

ahsap ve olasilikla malezya tiki tavan, gomme dolaplar hasir/kamis malzeme, yine hasir bir koltuk... duvardaki tv sabit degil donebilir olmali yatak pozisyonuna göre. yine de renkler ve oda sekli uygun, arka alandaki gunisigini iceri alma fikri nefis. artik ondeki cam kapi hangi örekeye aciliyor bilemiyorum...

I Love Istanbul

Kristen Pazik, Shevia icin Istanbul'un dogru bir secim olacagina karar verdi. Secimlere karar vermek. Baskalarinin secimlerine karar vermek. Iki hayattan bir hayat imal edip kendi ya da baska bir hayatin tanrisi olmak, olmaya calismak, oldurmak... Pazik tanri mi? Of course...






Monday, August 6, 2007

Voyage Voyage


au dessus des vieux volcans
glissant des ailes sous les tapis du vent
voyage voyage
eternellement
de nuages en marecages
de vent d'espagne en pluie d'equateur
voyage voyage
vol dans les hauteurs
au d'ssus des capitales
des idees fatales
regarde l'ocean


download


Malaga-Madrid yollarina dogru...

parsiyel ask

bütünden ziyade parcalari ayri ayri sevmek, ayirmak, alip gitmek mümkün müdür?
omuzun benim olsun, günahin senin, hadi git...

headache

the good, to good, too good...and the restless

-able, ability

Saturday, August 4, 2007

Disturbia


sarap gibisin carrie-ann moss, gittikce guzellesiyorsun dedim beyazperdeye baktikca. kalcasi biraz buyumus sanki. madriz'de gozume sokulan lateks loblari unutabilmis degilim... lezzet notunu coktan kirdigim ama muteber bir mekanda drinke-kosarken, hayatin ne tesaduflerini, ne getirdiklerini, ne arzulari, ne kötü sonlari, ne de "ya iyi biten iliski var mi" diye gecenin bir arasi lakirdiladigim suallerini dusundum. dusunmeden sordum, dusunmeden konusmayi ekseri yaptigim gibi. iyi bitti iyi ayrildik biz derken bakimli el tirnaklari ve sandaletindeki ayak parmaklari dikkatimi cekti. atiyorsun dedim, iyi bitmez, iyi olsa bitmez, birsey bitiyorsa orda kötü hal vardir. ama negatif olmaya hic niyetim yok epey zamandir. nerede gerginlik, nerede hüzün-hazan var, nerede kendini tekrar var, nerede surekli ayni seyler var, kaciyorum, asit-balzamik bey "sen cok degistin" derken, muntazaman ibnelesiyor-a kadar gitti teati. teati bazen teati olmaktan cikip, gercek akisleri de seriyor orta yere. bir munazara bakmissin gundelik hayatin dili olmus: flip flop, bronz ten, yerli yerine oturan omuz kaslari, gelisen biceps&triceps, transparan don, gittikce darlasan tshirtler.

sarhos olmak uzere ciktim evden. donup sabaha kadar proje yetistirecegimi bildigim halde. epey beklemis bir sarabi actik bu aksam. tam zamaninda gelesi bir düses zar gibi. sirke olmadan acilan sarap ve ona eslik eden yari pismis, etine dolgun bir bonne-fillet. 5 times, 6 times, seven, eight, nine, ten: tensel tinsel ve tanisal tum yollar ardina kadar acik. ve bu anlarda nedense kendimi tanju'nun neuchatel'e attigi kavisli golden farksiz goremiyorum. her an'i bir gol an'i ile eslestirmekten, gol atmak ve gol yemek diye defteri kebir tutmaktan vazgecmeyecegim. 5 times, 6 times, 7 times... yeterli mi, devam edelim mi? burda mi yersiniz, paket mi yapalim?

***

david morse'un oyunculugunu etkileyici buldugumu eklemeliyim. sarah roemer icin fazla soylenecek birsey yok, fotograf konusuyor. ama reklam etkisi cok fena... acilis sahnesindeki kolalari gorur gormez kolayi actim ve bir yudum aldim. onun disinda birer banner-ads gibi giren tum metalarin evde oldugunu farkettim. ustelik benzer paranoyalar ve benzer davranis sekilleri de gecmiste bir yerlerde kayitli...

o halde süphe evrenseldir, ama süphecilige ayirdiginiz haybe zamani sonra cok ararsiniz, aman dikkat...

Friday, August 3, 2007

Olani Var Olmayani Var Olup Da Kullanamayani Var...

Gecenlerde soyunma odasinda bir cocuktan bahsediyor Patrick, falanca kizla alakasina gelince mavra "ya nasi olur nasi onla takilir, nedir olayi"... "Abi herifinki buyuk" dedi. Tabi ki, muhim olan entelijansi bana kalirsa da...



Wednesday, August 1, 2007

if the truth be known

bildigim gercek, gördügüm gercekle
duydugum sözler, unuttugum gözlerle örtüsmüyor

böylesi, kendisi ile dost
simdisi, öncesi ile küs
yarini, an'dan daha keder dolu

Can you justifiably criticise / A situations development / Sometimes there’s only a single path / Which we have to walk

DEFENCE IS THE BEST OFFENCE!




Barney Greenway is my best friend

Bronz Black Bilek

sol bas parmakta eklem yerine yakin bir gumus yuzuk, kalcada tasmakla tasmamak arasinda cizgide bir bel genisligi, yillarin eskitemedigi Speedo, at kuyrugu saclar, "abi manset nasil vuruyoruz", beach volley'e milletce tutkunuz, triceps