Saturday, August 4, 2007

Disturbia


sarap gibisin carrie-ann moss, gittikce guzellesiyorsun dedim beyazperdeye baktikca. kalcasi biraz buyumus sanki. madriz'de gozume sokulan lateks loblari unutabilmis degilim... lezzet notunu coktan kirdigim ama muteber bir mekanda drinke-kosarken, hayatin ne tesaduflerini, ne getirdiklerini, ne arzulari, ne kötü sonlari, ne de "ya iyi biten iliski var mi" diye gecenin bir arasi lakirdiladigim suallerini dusundum. dusunmeden sordum, dusunmeden konusmayi ekseri yaptigim gibi. iyi bitti iyi ayrildik biz derken bakimli el tirnaklari ve sandaletindeki ayak parmaklari dikkatimi cekti. atiyorsun dedim, iyi bitmez, iyi olsa bitmez, birsey bitiyorsa orda kötü hal vardir. ama negatif olmaya hic niyetim yok epey zamandir. nerede gerginlik, nerede hüzün-hazan var, nerede kendini tekrar var, nerede surekli ayni seyler var, kaciyorum, asit-balzamik bey "sen cok degistin" derken, muntazaman ibnelesiyor-a kadar gitti teati. teati bazen teati olmaktan cikip, gercek akisleri de seriyor orta yere. bir munazara bakmissin gundelik hayatin dili olmus: flip flop, bronz ten, yerli yerine oturan omuz kaslari, gelisen biceps&triceps, transparan don, gittikce darlasan tshirtler.

sarhos olmak uzere ciktim evden. donup sabaha kadar proje yetistirecegimi bildigim halde. epey beklemis bir sarabi actik bu aksam. tam zamaninda gelesi bir düses zar gibi. sirke olmadan acilan sarap ve ona eslik eden yari pismis, etine dolgun bir bonne-fillet. 5 times, 6 times, seven, eight, nine, ten: tensel tinsel ve tanisal tum yollar ardina kadar acik. ve bu anlarda nedense kendimi tanju'nun neuchatel'e attigi kavisli golden farksiz goremiyorum. her an'i bir gol an'i ile eslestirmekten, gol atmak ve gol yemek diye defteri kebir tutmaktan vazgecmeyecegim. 5 times, 6 times, 7 times... yeterli mi, devam edelim mi? burda mi yersiniz, paket mi yapalim?

***

david morse'un oyunculugunu etkileyici buldugumu eklemeliyim. sarah roemer icin fazla soylenecek birsey yok, fotograf konusuyor. ama reklam etkisi cok fena... acilis sahnesindeki kolalari gorur gormez kolayi actim ve bir yudum aldim. onun disinda birer banner-ads gibi giren tum metalarin evde oldugunu farkettim. ustelik benzer paranoyalar ve benzer davranis sekilleri de gecmiste bir yerlerde kayitli...

o halde süphe evrenseldir, ama süphecilige ayirdiginiz haybe zamani sonra cok ararsiniz, aman dikkat...

1 comments:

romero said...

blader saros olmaya dion sora kola acion kurguda bi hata var bi de adım gecio sanki bu hikayede ama tam cozemedim