Monday, August 4, 2008

-murder`eli (yag) Osman


Ölünce "Game Over" yazar









Asagida Arda Uskan'in zamaninda Osman Yagmurdereli ile yapmis oldugu bir roportaj var:


Yeni yılda iki iddialı yapımınız var. Biri mafya dizisi köpek. mafya trendi mi başladı televizyonda?
Aslında türkiye'de bir mafya dizisi yapılacaksa benim yapmam gerekir diye düşünmüşümdür hep.

Neden? Mafya mısınız?
Mafya yanlış kullanılıyor türkiye'de. "kabadayı, abi" olan pekçok insanla şarkıcılık dönemimden kalma çok iyi dostluklarım var rahmetli dündar (kılıç,) abi'yle, hüseyin (cevahir) abi'yle, ahmet abi'yle (kürt ahmet)... bunlar hep mafya diye anıldı ama...

Bir de inci baba vardı..
Rahmetli çok sevdiğimiz bir abimizdi. 31 senedir bu sektördeyim. Ankara'da bu abiler gazinolara gelip en öne otururdu. Hepsi beni kardeş bildi. istanbul'a yerleştiğimde de buradaki abilerle güzel dostluklarım oldu.

Neden hep abilerle oluyor?
Beni severler, ben de onları severim. zaten gazinoların müşterisi onlardı. onların desteklediği insanların bu yolda daha rahat yürüdükleri imajı vardı bizde.

Bu nasıl bir destekti?
Geliyorlar, herhangi bir problem yaşamıyorsun.

Şarkıcıların iş bulması için gazino patronlarına "ricalar," "telkinler" de bu desteğe giriyor muydu?
Bende olmadı ama genellikle olduğu söylenir.
Ya bu abilere bir yamuk yapılırsa?
Onlara yamuk pek yapılamazdı. sonra istanbul'a gelince alaattin abi'yle tanıştık

"Alaattin abi"ye geleceğiz ama önce şu gazinolardaki durumu konuşalım. Bazen iki ayrı grup gelirlermiş. Çatışma filan çıkar mıydı?
Hayır çok iyi dinleyicidirler. Gürültü bile yapmazlar. Hesapları kadar bahşiş ödeyip çıkarlar.

Bunlar illegal yollardan para kazanmıyor mu?
Bana göre öyle değil. Hepsinin bir işi vardı. İnşaat işi yapan vardı, reklam işi yapan vardı.

İnşaat yapıyor ama sıkıysa ihaleyi ona verme...
Bence bunu ihaleyi alana değil, ihaleyi verene sormalı.

Melaike mi bunlar allahaşkına?
Bir abi, yani dışardaki deyimiyle mafya, abilik yapıyorsa önemlidir. Biz yapacağımız dizide bu abileri anlatacağız. çek senet işleri, kadın satışı, eroin ticareti yapanlarla hiç tanışmadım. Bizimki kurtlar vadisi gibi testereyle adamların kafasının kesildiği bir dizi değil. hikâye çok etkileyici. Bir çocuk, annesinin karnında hapse giriyor, 23 yıl sonra çıkıyor. Hiç gün yüzü görmemiş.

23 sene nasıl kalıyor içerde?..
İçerde suç işliyor. 9 yaşındayken annesini öldüren bir gardiyanı öldürüp ıslahevine gönderiliyor tahliyesine yakın kendisine kötü davranan gardiyanı öldürüp yetişkinler cezaevine gönderiliyor. Lâkabı "köpek." Ayrıca büyük bir aşk ve tutku da var dizide. Bana göre bir yapımcının asıl görevi bir şeyler öğretmektir.

Öğretebiliyor musunuz?
Öyle olmalı, ama olmuyor. 9 yıl önce şarkıcı küçük onur'la bir dizi yaptım. 60 bölüm reyting rekoru kırdı. Gariban bir çocuk, babası hastanede, annesi tımarhanede, ablası randevuevinde, kız kardeşini de kaçırıp böbreğini satıyorlar. Çocuk şarkıcı oluyor.

Biraz abartmışsınız.
Rezalet. Ama izleyici rekoru kırıyor. En büyük parayı o diziden kazandım ama bir gün Savaş Ay'ın programında diziyi yaptığım için türk halkından özür dileyip işi kestim. Sonra "yılan hikâyesi" ve "memoli" çıktı. memoli sevimli bir polis tipi. bir gün bir gazeteci sordu; "önce bir dizide sevimli bir polisi oynadınız, memoli de sevimli bir polis. devlet size emniyet teşkilatını sevdirmek için görev mi verdi?" oysa her kurumla halkın arasında problemler var gazi olayları'nda zavallı polisin halini gördüm. halk taşlıyor, polis kaçıyor.

Onlar da panzerlerle yürüdü. Orada savaş vardı.
Gerçekten savaş gibiydi. Ben vatandaşla devlet arasında bir barış olmasından yanayım.

Dizilerle bu işlerin düzeleceğini mi düşünüyorsunuz? Mesaj verme gibi bir zorunluluğunuz yok ki! Sonuçta biz eğleniyoruz seyrederken.
Evet, televizyon bir eğlence aleti. bu kadar çabuk üretilip tüketilen bir işin sanatsal olması mümkün değil. 1990 bölüm iş çekti bu firma. Yılan hikâyesi, kınalı kar, marziye 90 bölümlük diziler. Şimdi 39 bölüm melekler adası'nı yaptık 26 bölüm daha var.

Biz dönelim eski günlere. özal ailesinin de çok yakınıydınız. turgut özal nasıl bir insandı?
Son günlerinde çok mutsuzdu. anavatan partisi grubu ile arası soğumuştu. Ölümünden 15 gün önce ziyaretine gittik "bu ay sonu istifa edeceğim, yeni bir parti kuracağım" dedi.

Mesut Yılmaz'la arası bozuk muydu?
Biraz kırıktı. Mesut Yılmazla birçok dostunun arasında kırgınlık vardır herhalde. Biz onu turgut bey'in yerine anap genel başkanlığı için desteklerken...

"Biz" dediğiniz kim?
Semra hanım, zeynep, ahmet, ben, mesut bey'i tüm gücümüzle desteklerken özal "bu kararında emin misin" diye sormuştu. Benim için Mesut bey o dönem anavatan'ın kurtuluşuydu. Öyle de oldu. Yüzde 5'ten yüzde 21 oya çıktı.

Sonra neden aralarında kırgınlık çıktı?
Bilemem ama sonunda rahmetli haklı çıktı. Mesut bey partiyi yüzde 5'e düşürdü.

Köpek'in yanı sıra ikinci projeniz "sensiz olmaz" da ekranlara geliyor.
Bir yabancı format satın aldık. "Çirkin Betty." 65 ülkede çekilmiş ve çok tutmuş. Türk sinemasında da 20 kere çekilmiştir. Ayhan Işık, Belgin Doruk, Sadri Alışık.. Iki zengin arkadaş, çirkin bir sekreter.

Dizinin konusunu yabancılardan satın aldık diyorsunuz. Bir de resmen araklamalar var. Mesela sizin "melekler adası" gibi...
Araklama değil, esinlenme. Bizim senaryo yazarları artık üretemiyor. "Melekler Adası"nın sadece ilk bölümü Antonio Banderas'ın filminden alınma. Nuran Devres esinlenmiş. Ama 37 bölüme geldik. Ben çalıyorsunuz diyorum, onlar esinleniyoruz diyor.

Bu esinlenmeden baştan haberiniz oluyor mu?
Ben yemem. Çünkü ben de seyrediyorum aynı filmleri. Onun için nereden alınmışsa baştan açıklıyorum ki efendilik bende kalsın. Biz bu kadar çok dizi üretirsek böyle olması kaçınılmaz. 60 ayrı dizi yayınlanıyor. Bunlar bu maliyeti karşılayamayacak ve problemler başlayacak

Osman Yağmurdereli, Yağmur Ajans'la yapımcılığa başlarken Özal ve Veysel Atasoy tarafından kollandı mı?
Yok. Öyle olsa da işimi iyi yapmışım ki kollayanları mahcup etmemişim. Özel tv'ler yoktu. Yeni evlenmişim. Asım o dönemde otomobil bayiliği alıyor, inşaat malzemesi satıyor, butik açıyor. Herkes bana da bakan'ın kayınbiraderiyim diye iş teklif ediyor iş kurmak istiyorum ama korkuyorum bir leke gelir diye. Yücel Yener o zaman trt'de müdür yardımcısı. "dışarıya iş vermeye başladık, bir proje getir, bir de şirket kur" dedi. kerime nadir'in samanyolu'nu götürdüm. güzel bir dizi oldu, devam ettim.

Yani Turgut Bey'e yakınlığınızın yararı olmadı...
Aksine. Demirel başbakanlığa gelince Özal'a yakınlığımdan dolayı 6 ay iş vermediler trt'de. Sonra özel kanallar kuruldu ve bu macera başladı. Benimki yorucu ama tatlı bir serüvendir.

Ama az kalsın acı noktalanıyordu. büyü filminin galasındaki yangında ölümden döndünüz.
Hâlâ geceleri kâbuslarla uyanıyorum. Öbür tarafa gittim geldim ben. Bu son olay ne kadar sevildiğimi gösterdi bana. Hastanede gözümü açtığımda İbrahim Tatlıses'ten Bülent Ersoy'a kadar bütün dostlar yanımdaydı. Şirkete geldiğimde kapının önünde 10 kurban vardı. Dostlarım göndermişler. Yani abiler

Yine başa döndük. malum abilere.
evet, abiler kesilsin diye kurbanlıkları göndermişler. koyunların alınlarından öptüm. allah benim canımı azad etti ben de onların canını azad ettim.

Kimlerdi kurbanları gönderen abiler?
Söylemem.

10 kurbanlık diyorsunuz. bu kadar çok abi kaldı mı türkiye'de?
Canım, üçer beşer gönderenler de var..

Alaattin Çakıcı ile tanışmanız nasıl oldu?
Gülizar Gazinosu'nda çalışıyordum. bir akşam müdüriyete girdim, genç bir adam oturuyor. "Beni tanıyor musun" dedi. "hayır" dedim. "Ben de trabzonlu'yum sen bizim kardeşimizsin, bir problemin olursa bize haber ver" dedi. O gün bugün dostluğumuz devam etti.

Alaattin Çakıcı da "eski abiler" sınıfına mı giriyor?
Görevim insanları savunmak değil. ama kötü ne yapmış ki? ben görmedim.

Ama adalet görmüş.
ben iyi insanlara karşı bir kötülüğünü görmedim. ama devlet görmüşse o başka. ben bilemem.

Bu abiler gazinolarda hadise çıkarmazlar diyorsunuz. Ama Sezen Aksu sahnede "çırpınırdı karadeniz"i söylemediği için silahlar patlamıştı...
Söylese ne olurdu? "Çırpınırdı Karadeniz" milliyetçilerin türküsü olarak bestelenmemiş ki!

Söylemese ne olur? diyelim ki şarkıcının repertuarında yok. Tatlı tatlı gülüyorsunuz şimdi de...
Kuliste ezberleyecek. Başka çaresi yok. Abi gelince sevdiği şarkıyı söyleyeceksin.

Turgut Özal ile nasıl tanıştınız?
kızı zeynep ve damadı sayesinde. bizim asım ekren'le orkestramız vardı. daha sonra veysel beyin (atasoy) kardeşi esin hanım'la evlendim. basında "damatlar orkestrası" denirdi. o arada turgut bey'le aramızda baba oğul ilişkisi doğdu.

Zeynep Özal'ın yeni imajını nasıl buluyorsunuz?
Benim için iki zeynep var. biri arkadaş canlısı. diğeri, hiç onaylamadığım, kitap yazıp onda kalması gerekenleri duyuran. ünlüler çiftliği'ne katılan, artist gibi resim çektiren.

Rahmetli Özal da ailesinden çok çekti derler.
Ailesine çok düşkündü. jaguar olayı bizim düğüm günümüz ortaya çıktı. olay gazetelere geçince zeynep ile asım "bu arabayı senin nikâhında kullanmak için emanet aldık diyelim mi" diye sordular. ben kendi arabamı süslemişim bile.

Yani hediye edilen arabayı size yıkacaklardı.
Öyle bir şey oldu. rahmetli nikâhta damat odasına geldi. zeynep de orada. "nedir bu jaguar olayı" diye sordu. "babacım reklam için bize verdiler, geri vereceğiz" dedi, yanaklarından öpüp ikna etti. düşün, o jaguar, türkiye'de bir parti kurdurdu.

5 comments:

orkun said...

hay eline sağlık!

o "tonton" tripleri yüzünden bu işler hiç sağlam konuşulmaz.

mindbender said...

cok vahim. 70 milyonluk insanin yasadigi ulke de garip hayatlar.

peralta said...

abi eline sağlık. doğru ilişkiler ile bir insanın türkiyede neler yaopabileceğinin göstergesi...

NYG said...

untulmaması gereken unutulanlar..

dchetin said...

akp -> yagmurdereli -> cakıcı -> sinan engin -> seda sayan -> nihat doğan -> ibrahim tatlıses -> (tatlıses turizm)pkk -> ahmet kaya -> atilla ilhan -> kanalturk -> tuncay özkan -> biz kaç kişiyiz?

dezenformasyon ve abilerimiz.