Sunday, November 23, 2008

Lodos, Jaws ve Bizim Boğazın Çocukları


Day After Tomorrow gibi son hatirladigim felaket filmlerini izlemesi guzel de felaketvari hareketler icinde olmak cok iyi olmuyor. Dün can veriyordum bogazin ortasinda. Bir is icin Göztepe'ye gittim. Trafik var her tarafta nasil giderim dedim. Motorla ineyim sahile, Besiktas'tan Kadikoy vapuru yaparim. Ciragan'da emniyetin oraya motoru biraktim, emniyetli olur dedim en azindan burdan yürümez. Bagladim aleti, iskeleye yürüdüm. Feci bir firtina var. Tabi iskele duvar. Vapur seferleri iptal olmus. Uskudar motorlarina bakim dedim. Gec de kaldim gidecegim yere. Insanlar Uskudar motorlarinin orda birikmisler, binenlere ve hareket edip Uskudar'a gecmeye calisan motora bakiyorlar, sag salim gecebiliyorsa biz de gecelim gibi. Ben acikcasi bogazi hayatimda hic boyle dalgali gormedim. Karadeniz gibiydi resmen. Arayip gelemicem mi desem diye dusundum ama söz verdim bir kere. Korka korka bindim, icerde oturdum motorda. Guc bela Uskudar'a attim kendimi. Dönüs yolunda balik pazarinda biraz gevsek gevsek dolanip, maci da kaciracagimi anlayinca vakit kaybettim bayagi, baktim 19:45 vapuru falan da yok, iskeleleri kapamislar. Her taraf rüzgar. Bir de yagmur basladi mi. Balik Pazari'ndan Kadikoy-Karaköy motorlarina gidene kadar sucuk gibi oldum. Orda da insanlar motor iskelesine girmisler, adim atacak yer yok. Insanlar korkup motora binmiyorlar. Batan Titanik'ten kacmaya calisanlar gibi tek tek biniyoruz. Gözü karartip bindim. Cisim geldi mi bir de afedersiniz. Iskeleye bagliyken motor, arka kic tarafina ciktim. Cikmamla kica carpan dalgayi boydan asagi almam bir oldu. O anda su dalganin gemiye dolup gemidekileri de disari surukledigi sahne geldi gozumun onune. Bir feryat figan tuvaletin kapisi acip icine attim kendimi. Sözde iseyecegim, bu arada hayatimda ilk defa sehir hatlarinda calisan bir yuzen alette isemis oldum. Iserken ustumu basimi sikmam lazim. Ordege döndüm. Iyi ki canta ile cikmadim o kic tarafa. Fotograf makinem, birkac alet edevat vardi cantada. Bade olurlardi. Tuvaletten ciktim, iceri girdim sahlep soledim zira tir tir titriyordum soguktan. Zature olacagiz geberecegim, eve gitmeyip bir yere mi siginsak. Motor hareket etti Kadikoy'den, Haydarpasa'yi gectiktan sonra tam bogazin ortasinda mal gibi kaldik mi. Ben basladim kurmaya. Simdi bir kuru yuk gemisi olanca agirligi ile gelip ortadan bize bir girer, motor ikiye ayrilir, ben kic tarafta kalirim, motor dünkü Karaköy iskelesi gibi yan yatar batar, biz de suya kayariz. Boyle birsey olursa, cantayi aletlerimi biraksam mi yoksa cantayi sirtima mi taksam diye dusundum. Sahlepci de standupci cikti, espiri falan yapiyor. Uzerine kaptandan anons geldi "Stres yapmayin, sizi karaya cikarticam". Motorda da toplasan 20-25 kisi var. Hepsinin simasini bir anda beynime kazidim. Ölürsem bu insanlarla ölecegim, kader ortaklarim. Hayir simalarini ezberlesem ne olacak. Bir de millet sirilsiklam islanmis soyunmus herkes, motor bogazin ortasinda beklerken, herkes ust bas sikiyor, uzananlar, cay ustune cay icenler. Neyse motor hareket etti, saga sola yata yata yusuf yusuf Eminonu iskelesine yanastik. Iskeleden indim, ayakkabilar havuz. Vicik vicigim. Hic bu kadar islandigimi hatirlamiyorum. Vucudum sanki bir su torbasinin icinde. Bir türlü uzerimdeki o yogun suyu atamiyorum. Semsiyeci de yok. Zaten ortada insan yok. Saat 21 sulari gibi Eminonu'nde herkes inine cekilmis. Galata Koprusunun altindan gectim. O alttaki gecit de yillardir bok kokuyor arkadas. Karanlik da. Yanliz yuruyen kadinlar da var. Simdi ister misin bir sapik ciksin kadinlara birsey yapsin, sen de bu vakanin ortasinda kal. Bunlari kurup dusunurken ben bir kadina carptim o karanlikta. Kadin ciyakladi. Pardon hanfendi dedim. Sapiklari dusunurken sapik pozisyonuna düsmek. Ptass ptasss sesler cikiyor bastikca yere. Ciktim tunelden bir 15-20 dakika beklemeden sonra taksi yakaladim. Biri aciyip durdu, sagolsun geri geri de geldi cunku artik yuruyemiyordum. Taksici, "Karsiya gececegim ama ben, yolumun uzerindeysen gel" dedi. "Uzerinde uzerinde" dedim "Besiktas'ta at beni Ciragan'a gidicem". Kabatas trafigindan yarim saatte gecip Besiktas'a vardik. O yolda karsidan duraktan bas-konusla'di merkezden biri, sofore "Taksim'e cikip, Kadikoy dolmuslarinin ordan10 liraya 4lu dolmus yap yazik insanlar bekliyorlarmis" dedi. Taksici "Tamam" dedi merkeze ama kapatinca bana "Abi ben yapamam dolmus ya, sizi zaten simdi birakmiyayim. Simdi gidip alicam 10 liraya 4 kisi, vatandasin biri cikacak, bugunleri firsat biliyorsunuz diye cikisacak, asabim bozulacak" dedi. Haklisin dedim, sen de haklisin. Icimden bir an once eve gidip kurulansam diyorum. Duraklarda insanlar bekliyorlar ama otobus gectigi yok. Kadikoy'den donus yolundan itibaren Besiktas'a kadar galiba toplasan 10 otobus ya gordum ya gormedim. Otobusler de kacmislardi galiba. Besiktas'ta indim. Yagmur siddetini artirmis ama hesap edecek durumum yok, Ciragan'a kadar yurudum. Artik kot pantalon 20 kilo oldu uzerimde. Ayakkabidan su puskuruyor. Motora gittim, o da vicik vicik. Ortakoy'den Etiler'e 30 dakikada ciktim motorla tingir mingir yollar bos olmasina ragmen ama her tarafi sel goturuyor. Goren deli demistir bu havada motora biniyor diye ama hatayi zaten evden motorla cikarak yaptik.

Ya diyorum bogazin ortasinda iken ortadan gemi girse, motor ikiye ayrilsa, o esnada motorun ortasindan bir Jaws ciksaydi... Beterin beteri var.

Not: Tum bu olan biten esnasinda cantadan fotograf makinesini cikarip bir kac kare cekmeyi akil edemedim, can derdine dusunce insan tabi isin rengi degisiyor.

11 comments:

voodoo girl said...

denizden korkuyor oluşumun 10 sebebi

Ortega said...

Denize aşığım ama bu kadar yakından değil..bu kadar candan çağırmasın beni..bir gece ansızın gelmek istemiyorum.

catas said...

Aman! Geçmiş olsun. Hafta sonunu "amma esti" diyerek geçirdik ama Harem - Kız Kulesi arasında kıyıya vuran gemileri görünce fırtınanın büyüklüğünü anladım. Vapurlar bile çalışmazken motor kaptanlarının sefere cesaret etmesi ayrı mesele.

MugeCerman said...

Üstadım öncelikle geçmiş olsun. Eskilerin deyimiyle verilmiş sadakan varmış. Üslubuna hayran kaldım, içimin daraldığı bir sabah yüzüme zevzek bir gülümseme oturtmayı başardın ya helal sana. Yaz ara verme keyifle okunacak sağlam bir kalemin var. Teşekkürler paylaştığın için.
Sevgi ile kal...

Sovyet said...

donuste de uskudardan besiktasa motorla gecebilirdin. en kotu ihtimal karsi kiyiya yuzerdin. belki esat kiratlioglu ile de karsilasirdin denizde...

Trofolo said...

Voodoo;
Ufakken suda bogmaya calistilar mi? Bana olmusu. O yuzden denize hep mesafeliyimdir. Korkarim.

catas & Müge Cerman;
Tesekkürler. Sadakami kim verdiyse ona da tesekkurler :) Oysa ben sirami savmistim 3 yil once.

Sovyet;
Haha Kiratlioglu ölmedi kalbimizde yasiyor. Yasasin sudan cikarken dagilan tepedeki 3 dal sac konfederasyonu.

voodoo girl said...

yok ya, benimki sırf bozkır çocuğu olmanın getirdikleri :)

Hamza said...

Düşman tarafı hiç sevmedim sevmeyeceğim.
Geçmiş olsun.
Ama taksicinin olayına da hasta oldum.
İstanbul içinden çıkılmaz hal almaya başladı çeşit çeşit insan var.
Adam 5 saniyede ne kurmuş kafasında valla helal olsun.
Bu arada belediye otobüsleri konusunda İETT ile Büyükşehir arasında gizli bir çekişme var.
Geçen gün İETT'nin bölge şefi ile konuşurken farkettim.
Herkes İETT belediyenin adamları sanır ama en çok onlar isyanda İBB'ye.
Konu İstanbul, ulaşım yağmur olunca öylesine bilgi olsun diye yazayım dedim.
Tekrar geçmiş olsun sevgili Trofolo.

Ortega said...

Ankara'ya deniz getirelim. Korkunu yen sen de artık. Üstüne git korkunun :D

Kartal Bafiler said...

Önce geçmiş olsun diyeceğim ama ben halden anlamadığım için kuru yük gemisinden sonra koptum.

Aynı ben yahu... :)

voodoo girl said...

istemem ben ankarama deniz. özlersem ben ona gidiyorum ne de olsa. ankara bozkır kalsın :)