Tuesday, July 29, 2008

Lokal Esnafi Desteklemek

Evde elektrik isleri vardi, yillardir gelip isleri yapan ayni elektrikcinin simdi 3. kusak calisanlari eve geldiler, birkac is cikarip is icat ettim onlara, prizleri, dugmeleri degistirdiler. Elektrikcilik globallesmis bir is degil. Hala derme catma raflari, urunleri daginik duran, hafif "nerd" elektrikci kivaminda yerler var. Nasil gecindiklerini hep merak ediyorum ama, koca mahalledeki isleri yapacak tek dukkan bunlardir ve bir sekilde cember donuyordur. Gecen gun posta kutusuna biraktigi kartindan, elektrikcinin yanindaki dukkana acilan kofteciyi sordum gelen cocuga. "Eski kuafordu" dedi. Kuafor tutmayinca -ki elektrikcinin oteki yaninda da bir baska kuafor var- yerine köfteci acti. O dukkanin kuaforden onceki hali da pizza-lahmacuncuydu. Dukkanin garip bir tarihi var acikcasi. Ya sac bas yolduruyor, ya mide dolduruyor.

Gecen gun receiverlar icin drop cable yaptirmak uzere elektrikciye ugradim. Tavla oynuyorlardi, oyunlarini durdurup dukkana girdiler benle. 2 tane kablo siparisi verdim, bir de splitter. Beklerken kofteciye, denemek icin bir porsiyon kofte siparisi verdim. Elektrikcinin soyledigi kuafor beyin simasini gorunce hatirladim. Sismanlamis, cokmus, saclar kirlasmis, yani kuaför imajindan gittikce uzaklasmis, ama pek köfteci gibi de durmuyor. Dukkan zaten her an kapanabilir goruntude. Köfteler geldi, hic bu kadar icinde maydanoz gormedigim bir köfte. Herhalde "bir yerlerin meshur köftesi"dir. Baska bir tarzdir. "Dukkani bilmek adina yemeliyim" dedim. Cok sikinti olmadi, yedim hepsini. Kablolarimi alip ciktim. Sanirim siparis vermem bir daha. Ustelik kendim iyi kofte yapabiliyorken... Ama semt-mahalle esnafini desteklemekten yanayim her zaman. Her ne kadar buyuk alisveris merkezleri, insanlara tum opsiyonlari, fiyat avantajlarini sunsa da bize fayda gibi gozuken globalizmin, yerel samimiyeti köküne kadar deşip öldürdüğü, ufak yasam savaslarini harap ettigi ortada. Bakkal yerine supermarkete (Carrefour, Korona, Makro, BIM vb.) gitmek zaruret olabilir bakkal kalmadikca ama tam donanimli, bakkal amcanin dolap arkasinda gozukmedigi oradan buradan mal fiskiran bakkallar ne guzeldi mirim, ah vah ve nah.

Köfteciyi tutmayinca, cekistirmek ve doymayan mideye cila cekmek icin kuzu'yu yikatmak uzere her zaman ugradigim oto-yikamayacaga dogru yolaldim. Zaten yakinlar, altli-üstlü. 2. köprüye Ucaksavar'dan inen yolu bilenler varsa, Toro adli bahce mobilyasi satan cadde-sokaga kadar yayilmali dukkanin tam caprazinda taksi duraginin arkasinda bir oto yikamaci vardir. Motoru kendin yikayamiyor musun diyenler olabilir ama bahceli bir evim, muslugum ve yikama takim taklavatim yok. Biz de otoyikamacilara elmecbur dayaniyoruz. Bir de o yikamaciyi seviyorum. Ustelik hayatim boyunca arabasi ile yikamaciya girenlere hep imrenmisimdir. Motorla gidip "nereye cekim "kismi icin sirfi yikamaciya gidiyor gibiyim degil gibiyim.
Yine baglayacagim yer elbette lokal esnafi desteklemek. Muthis yikama alet edevatlari olmayan, teknolojiden nasibini almamis bu guzide derme catma mekan, 5 lira verdigim oto yikamada bana cay, su, elinden gelse pasta ikram eder alcakgonullugu ile her zaman tercih edecegim yer. Neyse yikamacinin girisinde seyyar bir kulubeden kofteci var, oraya gectim motora bakarlarken...

Bir yarim ekmek kofte soledim. Herif muthis yapiyor. Sadece 4 lira. Yukardaki dukkanda 1 porsiyon kofte ve kolaya 10 lira verdigimi soyleyince "abi yapmaaa, ciddi misin" dedi. Köfte dedigin ne kadar ciddi birseyse. "Ama kötüydü, seninki gibi degil" diye verdim gazi. 2001 krizinde isleri battigi icin iki buyuk lokantasini kapatip, bu yikamaci girintisi yerde bir camekanda is icra eden bu kofteci her zaman tercih ettigim yer olacaktir. Kuafor de köfteciden sonra orayi kasap dukkani yapabilir, tutmazsa. Hazir butik-tutik kasap modasi alabildigine yayilmisken.

ToroSeyyardan köfteyi beklerken, karsida Toro'ya ugriyayim, 900 metrekare evimin balkonuna soyle bir tik masa bakayim dedim, 2'li birsey. %40 da indirimi dayamislar afisle. Urun yok ama, 2'li bakan bana 8'li masa satmaya calisiyor esnaf. 5400'mus fiyati. Tamam da diyorum bunu balkona koyarsam ben balkona giremem. Dükkandan cikan hayta bir golden-retreiver geldi ayaklarimin dibine. O bicim uzay fiyata bana masayi itelemeye calisan dukkanin, ac kalmis Badi'si. Badi feci ac. Pesimden geldi köfteciye, zaten cilaya gelmisim diyerek yarisini Badi'ye verdim. Köfteci "Sahibi zengin, ama Badi'yi ben doyuruyorum" dedi. Yasasin lokal esnaflar!

3 comments:

mindbender said...

yurt disina tasinmadan once, globallesmeyi iyi bir sey sanmistim, degilmis.

farawaysoclose said...

o yerel samimiyet, yerel uyanık yerel fırsatcı yerel kazıkcı olmuyor mu bütün samimiyeti yıkıyor. mahallede avizeleri takacak tek elektrikci o diye bir avize parası da elektrikciye vermek (ki avizeler uygun olsun diye bahausdan) biraz koyuyo malesef.

n0s said...

sarıyerde bi oto yıkama arabasını yıkatana bedava bira veriyor olay budur