Friday, March 7, 2008

Hayatın Hareket Sahası

"Özel yaşam" denilen seyin aslen ne kadar özel oldugu, özel kaldigi, özel sifati ile tasarlananin aslinda bir tür dokunulmazlik sahasi mi elde etmek oldugu biraz karisik. Biz, kimse giremesin istiyor ya da kapisindan istedigini sokabildigimiz bir gece klubu gibi görebiliyoruz özel hayati. Akla cokca gelen yatak odasidir özel hayat diyince. Kim, kiminle nerede hangi saten carsafta sevisti? Ne kadar süre sevisti? Tatmin edebildi mi? Sabaha kadar kac kez bosaldilar? Özel hayat sorgusunun en tepesinde oturan merak kirintilari bunlar. Piramidin tepesinden asagi dogru inince iste daha az önem arzeden detaylar cikiyor. Bu kadar muglakligin, networklerin bu kadar dallanip budaklanirliginin ve iletisim aginin dehset verici delişmenliginin bizi icine soktugu girdap bu.

Bu blogda bile şahsen kendi hayatima dair bazi seyleri acip sactigim, teshir ettigim açıkca görülüyordur. Bunu bir dönem hayatını Dr.Kimble formunda yasamak zorunda kalmis biri olarak bir "patlama/bosalma" olarak mi almak lazim, yoksa gizleyecek saklayacak bir "özel hayat" olmadigindan mi bilemiyorum. Zaten defaaten blogun yapilis amacinin yakin es*dosta anlatacaklari, onlari bir yere toplayip gunluk-haftalik olarak izahat vermekten ve hosbes sohbetin zaman zaman firsat edilememesinden dolayi bir "havadisler" ovasi oldugunu belirtmistim, pimpirik açıklama modülü. Kiminle ne kadar sevistigimi zaten merak eden yoktur. Ama biz baskalarininkini merak ediyoruz. Şan, şöhret, kiskanclik terazisinde kantarin cektigi yük kadar merakla doluyuz. Potansiyel yeni sevgili adaylarinin seks hayatini merak ediyoruz mesela. Nasil bir birikimle geldikleri, "özel hayat" gecmisi bizi cok irgaliyor. Ya kaldigi yerden maci devralip "nerden cikti bu 4. hakem ibnesi de" kivaminda yol aliyoruz ya da tökezleyip düsüyoruz.

Yukarda adi gecen delişmen iletişim ağı ve şaşırmış network, artık kendi şöhretini de kendi merak havuzu ve magazinini de kendi yaratıyor. Artık insanlar kendi medyalarını kendileri kuruyorlar. Kendilerine o süslü şöhreti imal edebiliyorlar. Ne üretip üretmedikleri, ürettiklerinin kıymeti harbiyesi, "özel hayat"larının içinden, hem de tam göbeğinden geçiyor. Ve bizler gözlere sokulan bu bombardımana istemesek de maruz kalıyoruz.

Kendinden menkul şöhretizmin "allahütealası", -elbette bak böyle bahsettikçe "kullanımahazır" şan'a biz de tuğla ekliyoruz, ama garabeti dillendirmedikçe, okuyup, gözleyip, dinleyip de tanık olunan garabeti dillendirmedikçe nasıl koyabilirim diyorum akşam yastığa kafamı. Bu yüzden yazmak ve çizmekle insan arasında vicdani bir ilişki var.- kimin en son çiğneyip yere tüküreceği merakla beklenen, tuttuğum takımı tutmasına canımın fena sıkıldığı, zaman zaman hak teslimi de ettiğim, varlığına sadece kendisinin de çok kullandığı "vasatların iktidarı" çercevesinde bakılabilecek "Zet generay$ın" insani Oray Eğin'in dogumgunu partisine, televizya'nin "cici" cocugu, intihal ekspertizi Soner Yalcin'in hazirladiklarinin ekrandaki okuyucusu "Cuneyt" Bey'in sahibisi oldugu "Odatv" adli internet sitesi (bakın şöhret buraya kadar gırla geldi) milyonları ilgilendiren bu doğumgünü partisine dikkat çekmiş. Hayattaki tüm gereksiz detaylara tutulmuş bir insan evladı olarak, size linkini vereceğim ama yazının "en bombastik" kısmına yazıyı okuduğum andan itibaren 2 saattir takılı kaldığımı belirtmeden geçemiyeceğim diyince çok klişe cümle sonu olacak, geçebilirim tabi ki ...
Magazin programlarinda sinir uclarini, kilcal damarlari patlatan bir tonlama ile OLAY OLAY OLAY diye ciyaklayan bir adam var. Kendisine rastlasam bira diye kezzap ismarlamak istiyorum. O tonlamayi hatirlayip okuyun lutfen:

İSTANBUL İSTANBUL OLALI BÖYLE PARTİ GÖRMEDİ! ODATV.COM CANLI YAYINLADI!

Dün gece İstanbul'da uzun süre konuşulacak bir doğum günü partisi yaşandı. Gazeteci Oray Eğin'in doğum günü için Levent'teki evinde verdiği parti, tam bir ünlüler geçidine sahne oldu.

"Evin tüm mimari planları masaya yatırıldı. Arka çıkış kapıları sürekli kontrol edildi."


Şaka değilse temaşa, gerçekse lümpen burjuvazi. Evin mimari planlari, evin mimari planlari, evin mimari planlari, evin mimari planlari... Karnima agrilar girdi. Tuvalette oturup bu ayki Home-Art'a gözatayim ben biraz, dönecegim...

Müsait olan "gazeteci kime denir" onu bir arastirsin. Bu entrikasyon alemin fertleri ile aynı şehiri paylaşmanın derin üzüntüsüne hep beraber sahil yolunda gark olabiliriz, bu akşam 00:30 suları...

3 comments:

farawaysoclose said...

oray eğin "doğum günüme davetli olmadıkları için böyle yaptılar" yazmış. neyse, ne halleri varsa görsünler.
blog yazmanın amacı belki ilk başta eşe dosta topluca selam göndermek olsa da, bir noktadan sonra insan kendini bir köşe yazarı, hatta baş yazar zannediyor. öbür türlü olsa harala gürele yazardık. oysa detaylara gösterilen özen, resimler, fontlar sayfa kenarı atraksiyonları filan, kendi çapımızda la gazette de la sportuz maşallah!
son olarak, internet çıktı özel herhangi bir şey kaldı mı Allah aşkına?! dış kapının mandallarını bile google'da aratıp bulduk(m)

banu said...

SnapShots bir zorunluluk mudur?

Trofolo said...

Banu hanim bloglarda sikca rastladiginiz icin belki sordunuz. Yani en azindan öyle tahmin ediyorum. Bir zorunluluk degil elbette ama harici linkler icin cabuk bir goruntuleme araci. Faydali bana kalirsa. Okunulan yazidan kopmamayi da sagliyor.